Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Kemal Bülbül: İdam tartışmaları utanç verici

Kemal Bülbül: İdam tartışmaları utanç verici

16 Kasım 2012 Cuma 08:35
Pir Sultan Abdal Küldür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Kemal Bülbül, "Başbakan 'açlık grevini sürdürürseniz idamı gündeme getiririm' diyerek tehdit ediyor" dedi.

Aleviler olarak açlık grevindeki tutsakların yanında olduklarını dile getiren Pir Sultan Abdal Küldür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Kemal Bülbül, Başbakan Erdoğan’ın açlık grevlerine olan yaklaşımının tekçi ve ırkçı zihniyetle idam tartışmalarını ortaya atarak utanç verici bir hale getirdiğini vurgulayarak, "Başbakan 'açlık grevini sürdürürseniz idamı gündeme getiririm' diyerek tehdit ediyor" dedi.

Türkiye cezaevlerinde 10 bin tutsağın yürüttüğü süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi 66. gününde. AKP’nin inançlarına hakaret edip, katliamcılarını serbest bıraktığı Aleviler, açlık grevlerine karşı gösterdiği duyarlılıkla AKP’ye karşı tavrını da ortaya koyuyor. PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül, Alevi toplumundaki duyarlılığa dikkat çekerek, gerek kurumsal gerekse de birey olarak Alevilerin açlık grevi eylemlerine destek etkinliklerine ciddi katılım sağladıklarını söyledi.

PSAKD, Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri Başkanı ve Alevi Kültürünü Yaşatma Derneği genel başkanları olarak DTK binasındaki açlık grevi yapan vekilleri ziyaret ettikten sonra Diyarbakır Cezaevi’ndeki tutuklu ve hükümlülerle görüşmek amacıyla 12 Kasım’da Adalet Bakanlığı’na başvurduklarını söyleyen Bülbül, “Aleviler olarak tutsakların taleplerinin tamamen insani, haklı, tartışmasız kabul edilmesi gereken haklar olduğunu, bu uğurda yürütülen mücadelenin demokratik bir mücadele olduğunu düşünüyoruz. Bu mücadelenin yanındayız. Adalet Bakanlığı’na 14 Kasım günü için görüşme talebimize dair başvurmuştuk. Onlar da bize dönmediler. Tabi biz de bunun bir reddetme durumu olduğunu kabul ediyoruz” dedi.

KENDİNİ PADİŞAH SANIYOR

Başbakanın tavrının ne siyasi ne de insani etikle örtüşen bir tavır olmadığını söyleyen Bülbül, “Başbakan yok kebap yiyorlar kilo versinler sözleriyle adeta alay edip aşağılıyor. Başbakanın ruh sağlığı tedavisi görmesi lazım. Padişah edasıyla konuşuyor. Bu çok basit bir şey. Anadilde eğitim ülkeyi böler saçmalıkları bitti. Senin ülken bölünmesin diye anadilimi mi konuşamayacağım? Kaldı ki benim anadilimi konuşunca ve eğitim alınca senin ülkenin bölüneceğini kim iddia etti? Dünyada bunun birçok örneği var. 4 resmi dili olan ülkeler var. Onlar bölünmüyor. Bu ipe un sermektir. Başbakan ırkçılığı kışkırtıyor” ifadelerinde bulundu.

AKP'DE BAŞBAKANA SÖZ SÖYLEYECEK KİMSE YOK MU?

Başbakanın meyhane ve sokak kabadayısı edasıyla yaklaştığını dile getiren Bülbül, Başbakanın tavrının demokratik gelişmeyi içerecek bir tavır olmadığını vurguladı. İdamın tekrar tartışılmasının utanç verici bir şey olduğunu belirten Bülbül, Başbakanın “Bunu sürdürürseniz idamı gündeme getiririm demekte” olduğunu kaydetti.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in “gündemimizde böyle bir şey yok” diyerek ortamı yumuşatmaya çalıştığını, Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın ise başka bir şey söylediğini ifade eden Bülbül, “Şimdi başbakan dönüp muhalefetteki siyasi partilere bir akıl ortaklığının olmadığını dağınıklığın olduğunu farklı şeylerin olduğunu söylüyor kendi durumunu görmüyor. Tek adam hastalığı ve paranoyası yaşıyor. AKP’de buna itiraz edecek onurlu bir insan yok mu acaba? Başbakana demokratik teamül ve akıl sağlığı önerecek bir bakan, yetkili yok mu acaba? Yani hükümet içinde örneğin Kürt milletvekillerinden insani özelliği olan yok mu?”

İDAM KONUSU BİR TEHDİT

İdam konusunun tehdit unsuru olduğunu düşündüğünü söyleyen Bülbül, Başbakanın “Açlık greviyle bir gündem yarattınız. Bu gündem beni zorluyor. Ben bir takım şeyleri tanıyorum. Bunu yapmamak için idamı gündeme getiriyorum” demek istediğini dile getirdi. “Demokratik bir devlette başbakan şunu yapmaz; hükümlünün avukatıyla görüşüp görüşmemesi konusunda, idam cezasının hukukun yürürlüğünde olup olmaması konusunda ulu orta görüş belirtemez” diyen Bülbül, Başbakanın konumunun bu olmadığına dikkat çekti.

ERDOĞAN KRALLIK, PAŞALIK PEŞİNDE

Başbakanın hukuktan yargıya, yürütmeye; yasamadan sağlığa, eğitime, kültürel ve inançsal yaşamın tüm alanına hükmediyor edası içinde olmak istediğini ifade eden Bülbül, şunları belirtti: “Devletin tüm kurumlarını başbakan iptal etmiştir. Yasama yürütme ve yargı, erkler ayrılığı ilkesi ortadan kalkmıştır. Yargı bağımsız değildir. Yasama grevini yapamamaktadır, yürütme başbakanın şahsında oluyor. Bunu yok edip tekçi bir şey oluşturmak niyetinde o da; krallık, paşalık. Başka izahı yok. Ufak tefek muhalefetten itirazlar, ne anlama geldiği belli olmayan şeyler, MHP’nin kışkırtılmış ırkçı, faşist yaklaşımı bu ortamda tam da demokratik kurum ve kuruluşların, Alevilerin, sosyal demokratların, sosyalistlerin Kürtlerin ismini çizdiğinizde bile Türkiye’yi örten bir tablo ortaya çıkıyor.”

Bülbül, tekçi faşizmle başa çıkabilmek için ortak bir akıl ve ortak bir güçle, ortak bir çıkış oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.   (ANF)

Diğer Haberler