Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Kılıçdaroğlu Baydemir’i ziyaret etti

Kılıçdaroğlu Baydemir’i ziyaret etti

26 Ekim 2012 Cuma 13:46
Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu makamında ağırladı.

Baydemir, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ilçe belediye başkanlarıyla birlikte karşıladı. Baydemir belediye başkanlarını tanıtırken; Kayapınar Belediye Başkanı Zülküf Karatekin’in şu anda pek çok Kürt siyasetçi gibi cezaevinde olduğunu anımsattı. 

Ziyarete barış, kucaklaşma ve ortak paydalarda buluşma adına büyük bir değer atfettiğini belirten Baydemir, “Öylesi bir atmosferde bulunuyoruz ki bayramın ikinci günündeyiz.  Ama maalesef yüzlerce insan şu anda Türkiye’nin 58 cezaevinde bedeninin ölüme yatırmış durumdalar ve tek sermayeleri, tek varlıkları olan canlarını ölüme yatırmışlar” dedi.  Açlık grevindekilerin taleplerinin  özü itibarıyla ortaya çıkaracağı sonucun kardeş kanının  artık dökülmemesi olduğuna dikkat çeken Baydemir,  “Sorunlarımızın diyalog, müzakere, ortak paydalarda buluşma yoluyla çözüme kavuşmasıdır.  Bu talepler aynı zamanda bizlerin de talepleri.  Bunun yaşam bulması öyle sanıyorum ki 74 milyon insanın daha mutlu, daha müreffeh ve daha demokratik bir ortamda yaşamının garantisidir.” diye konuştu. “

Sürecin vebali hepimizedir

Hepimiz büyük bir gemide bulunuyoruz. Ve bu gemi okyanusun ortasında rotasını kaybetmiş, bu gemi battığında 74 milyonun tamamı helak olacak” diyen Baydemir, “ Kaldı ki, 30 küsur yıldır zaten 74 milyonun tamamı acı çekiyoruz” dedi. Herkesin kayıtsız koşulsuz savaş karşıtı bir politika ortaya koyması gerektiğine vurgu yapan Baydemir,  şunları söyledi: “Yine hepimizin barışçıl politikalar üretmek durumunda olduğumuza dair inancımı da paylaşmak istiyorum.  Bugün iktidarıyla, muhalefetiyle sorunlarımızın halen çatışma yöntemiyle çözülme çabasının ortaya konulmasında, bugün yaşamını yitiren her askerin, her polisin, her sivilin, her gerillanın vebalini birlikte taşıyoruz. Dolayısıyla bu sürecin vebali hepimizdedir. Öyle inanıyorum ki çözümün de sevabı, onuru hepimize ait olacaktır.” Baydemir,  bu itibarla da  bütün siyasetlerin iktidarıyla ve muhalefetiyle istikrarlı bir barış politikası, istikrarlı ve kararlı bir çözüm çabasını ortaya koyması gerektiğini belirtti. Bu nedenle bu ziyareti tarihi bir ziyaret olarak gördüğünü ifade eden Baydemir, “Umuyor ve diliyorum ki bugünkü temaslarınız ülkemizin tümü açısından yeni bir sayfanın açılmasına vesile olur. Çözümün kapısının aralanmasına katkı sunar” dedi.  

Annelere müjde vermek gerek

“Siyasette kan davası olmamalıdır” diyen Baydemir,  “Siyaset erki ve siyaset kurumu sorunların çözüm aracı ve çözüm mekanizması olmalıdır. Bu itibarla hem iktidarıyla hem muhalefetiyle bu ülkenin insanlarına barışı armağan etmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu. Bayramı insanların kurban edilmediği bir bayrama dönüştürebilmek, ve  özellikle annelere bir müjde verilmesi gerektiğine dikkat çeken Baydemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık ülkemizde hep birlikte Türküyle Kürdüyle, muhalefetiyle,  ana muhalefetiyle, iktidarıyla, BDP’siyle, AKP’siyle, CHP’siyle, MHP’siyle yeni bir sayfayı açmayı inşallah bu ülkeye armağan etme imkanına sahip oluruz.” Açlık grevlerinde daha önceleri arabuluculuk yaptığını hatırlatan Baydemir, bu travmayı iyi bildiğini belirterek , “İki gün önce  evladı açlık grevinde olan Herdem Kızılkaya’nın babasıyla görüştüm. Benimle konuşurken dudakları titriyor, gözlerinden yaş akıyordu. Bu babalara, bu annelere bu ülkenin bir müjde vermesi gerekiyor. Artık evlatlarınız toprağa düşmeyecek müjdesini vermek gerek. Bunun için de müzakere şarttır ve bu müzakerede katkısı olabilecek herkese mutlaka kapıyı açmamız gerek. Bu sorunun nihai çözümü olan kucaklaşmayı sağlamamız lazım” dedi.

Kılıçdaroğlu da Diyarbakır'a ilk 1976 yılında geldiğini hatırlatarak, bölgedeki pek çok imkansızlıkların yaşandığına tanık olduğunu söyledi.  “Eğer bir ülkede bir sorun yaşanıyorsa ve bu sorun gittikçe derinleşiyorsa sorunların başkasının üstüne atmak gibi bir kolaycılıktan kendimizi kurtarmamız lazım” diyen Kılıçdaroğlu, sorunun çözümünün siyaset kurumunda aramak gerektiğini ifade etti.  

Ağlamayan ana kalmadı

“Hiçbir ananın ağlamasını istemiyoruz, laf çok güzel. Analar ağlamasın. Geldiğimiz noktaya bakıyoruz. Ağlamayan ana kalmadı” diyen Kılıçdaroğlu,  şöyle konuştu: “Kim söylüyor analar ağlamasın, siyasetçi söylüyor. Peki analar ağlamasın dedik, gereğini yaptık mı? Yapmadık. Bu sorunun  bir toplumsal uzlaşmayla çözülmesi lazım. Siyaset eğer sorunları çözme sanatıysa, siyasetçinin de bir sorumluluğu varsa, bir masanın etrafında oturalım, tartışalım özgürce. Tartışmaktan korkmayalım. İnsanlar düşüncelerini açıkladı diye onları suçlamayalım. Demokrasi, özgürlük varsa, herkes düşüncesini rahatlıkla söylesin. Bir ortak paydayı biz mutlaka buluruz. Çünkü bizim çok ortak paydamız var.”

Eğer kardeş kanı akıyorsa bu sorunu çözmek zorunda olduklarını anlatan Kılıçdaroğlu, bir yol haritası belirlediklerini ve teklifi yaptıklarını anımsatarak, “ O arzu ettiğimiz bir araya gelme sürecini yakalayamadık. Bu sürecin yakalanmamasında yine siyasetçilerin sorumluluğu var. Önce siyaset üslubumuzu değiştirmemiz lazım” dedi. Kin ve öfkeyle siyaseti kurgulamanın mümkün olmadığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Toplumu bir araya getirmemiz lazım. Birbirimiz anlayarak, konuşarak pekala çok şeyi çözebiliriz. Anayasa uzlaşma komisyonu toplanmış. Her partiden orada eşit sayıda arkadaşlarımız var. Ben adımın Kemal olduğu gibi gayet eminim her siyasal partide bu soruna sağlıklı çözüm üretecek arkadaşlarımız var. Yeter ki biz onlar bir masanın etrafında toplamış olalım. Yeter ki bu ülkeye bu acıları artık tattırmayalım. Bunları sonlandıralım.”

Çözümün adresi Meclis’tir

Belirledikleri yol haritasının halen güncelliğini koruduğunu savunan Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:  “Bizim yol haritamız eksik, hatta yanlış da olabilir. Biz bu kadar rahatız. Bizim yol haritamızı eksik görüyorsanız, siz bir yol haritası belirleyin. Ama temel nokta, sorunun çözüm adresi Meclis’tir. Orada bir araya gelerek özgürce tartışmalıyız ve biz bu soruna eminim çözüm bulabiliriz. Yeter ki siyaset kurumu sorumluluk üstlensin. Bu sorunun çözümü benim siyasi hayatıma mal olacaksa ben onu da feda etmeye hazırım. Benim siyasette olmamla bir kişinin hayatını kaybetmesi arasında denge kurmaya kalkarsak benim siyasi hayattan çekilmem daha iyidir. Yeter ki bu ülkede insanlar barış, huzur içinde yaşayabilsinler.”

Ölüm orucunu bırakma çağrısı yaptı

Şu anda çok sayıda hapishanede ölüm orucuna yatan siyasetçileri anımsatan Kılıçdaroğlu, “İnsan bedenini eğer ölüme yatırıyorsa, bunun üzerinde oturup düşünmemiz lazım” dedi.  Bir kişinin tutuklu veya mahkum olmasının onun yaşamının devletin güvencesi altında olması anlamına geldiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Eğer bir insan kendisini ölüme yatırıyorsa hepimizin kulak kabartması lazım. İnsan hayatından daha değerli bir şey yoktur. Arzu ederim, eğer bu çağrım kabul edilirse son derece memnun olurum. Bu ölüm oruçlarını bıraksınlar. Onların sesleri belki yeterince kamuoyunda dillendirilmedi. Ama insan hayatı çok değerlidir. Onlar şu veya bu şekilde düşüncelerini aktarırlar. Hükümetin bu konuda daha duyarlı olmasını arzu ederiz.” Barış sözcüğünün artık herkesin  çok rahat ağzına aldığı bir sözcük haline geldiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, “Oysa barışın bir anlamı var. Barış aynı zamanda karşıdaki kişiyi dinlemek, eleştiriye kulak kabartmak, bir başkasının talebi varsa o talebi dinlemektir. Kendi düşüncesini ifade etmektir. Bir masanın etrafında toplanıp uzlaşabilmektir. Barışın özünde bunlar vardır. Ama siz sadece benim dediğim doğrudur, diğerlerinin yanlıştır diye yola çıkarsanız barışı sağlayamazsanız. Biz kendi coğrafyamızda, bu güzel ülkede barış içerisinde yaşayabiliriz. Onun koşullarını yaratmalıyız, bunun için çaba harcamalıyız” şeklinde konuştu.

Siyasetçi olarak biz hiçbir zaman yurttaşlar arasında ayrım yapılmasını istemediklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Anadil yasağı vardı. O yasağın kaldırılmasıyla ilgili ilk teklifi veren de CHP'dir. Her dile, inanca, kimliğe saygılıyız. Bizim bir bayram gününde Diyarbakır'a gelişimizin bir anlamı var. Biz bu ülkede herkesin birbiriyle kucaklaşmasını, barış içinde yaşamasını istiyoruz. Kucaklaşmanın yollarını yaratmalıyız. Çok güçlü bağlarımız var. Ayırmak istiyorlar ayıramıyorlar. Ayıramazlar da zaten. Biz bu toprakların insanlarıyız. Bu topraklarda mücadele ettik.

Baydemir’e 10 yıllık hizmet sürecinde yaşadıkları zorlukları bildiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, “ Pek çok belediyenin imkanları son derece sınırlı. Belediyelerin daha iyi olanaklara kavuşturulması lazım. Belediyelere daha iyi yetkilerin verilmesi lazım. Bunu biliyoruz. Halkın seçtiği belediye başkanlarının hapse atılmasını doğru bulmuyoruz. 8 milletvekilimiz şuanda hapiste. Siyaseten gelenleri cezalandıracak organ halktır. Biz demokrasi kültürümüzü bu inanç üzerinde geliştirebilirsek, daha güçlü oluruz” şeklinde konuştu.

Baydemir, Kılıçdaroğlu'na Kürtçe- Türkçe sözlük ve üzerinde surların resmedildiği bir tablo hediye etti.

 

Diğer Haberler