Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Kitap ve Mobilya

Kitap ve Mobilya

31 Mart 2012 Cumartesi 07:28
4+4+4 teklifinin ortaya çıkmasının hemen akabinde, birtakım çevrelerde sebebini kimsenin tam olarak çözemediği inanılmaz bir karşı duruş ve tepki var.

Anlaşılan sevgili Kemal Kılıçdaroğlu, özelikle Ramazan mevsiminde ortalığa çıkıp, 'nasıl yapalım da bu kutsal ayda ibadet etmeyelim' fetvaları veren nevzuhur din adamlarına özenmiş.

Son açıklamasının bir yerinde şöyle buyurmuş: "Kutsal kitabımız hepimizin baş tacıdır. Evlerimizde tutar, başucuna asarız. Annelerimiz kılıfının etrafını işlemelerle süslerler. Elimize duayla, besmeleyle alırız. Açarken de besmeleyle açarız."

Görüldüğü üzere, anamuhalefet partisinin liderine göre, kutsal kitabımız, 'okunmak' dışında her şekilde kullanılabiliyor.

Sanırım bütün mesele insanın bilmediğinden rahatsız olma, karşı durma ve korkma meselesi. Elbette bu güzergâhın neticesi, 'düşman olma'ya kadar gidiyor.

4+4+4 teklifinin ortaya çıkmasının hemen akabinde, birtakım çevrelerde sebebini kimsenin tam olarak çözemediği inanılmaz bir karşı duruş ve tepki var. Eh bu tepki kimilerine göre malum aslında ama elbette makul ve demokrat ambalaja sarmalayıp önümüze sunanlar da yok değil.

Misal, 'Yeterince tartışmadık' filan diyorlar. Sanki bin yıl tartışılsa fikirleri değişecek gibi. Çünkü, bu tepki düzeltme, daha iyiye yönetme amaçlı filan değil, direkt olarak karşı durma tepkisi.

Kemal Bey, Tandoğan Meydanı'nda yaptığı grup toplantısında, 'Yasayı gerekirse 15 yıl tartışalım' dedi. Hani, insan hakikaten samimi olmalarını istiyor bir an. Ama aklımıza da geliyor işte, Meclis'te günlerce tartışıldıktan sonra, çıkarılan yasaları, 'bilmem kaç el kaosa kalktı' başlığıyla verenleri, bırakınız 15 yılı, 15 dakika geçmeden Anayasa Mahkemesi'ne götürüp iptal edenleri.

Yine sevgili muhalefet lideri diyor ki, 'Ben çocuklarımızı düşünüyorum, geleceğimizi düşünüyorum.' Ne bileyim, en azından bu kadar fiyakalı cümleler kurarken, insanın yanında Nur Serter Hanımefendi'nin durması biraz garip değil mi?

Acaba, bu zihniyetin mahvettiği neslin hesabı kitabı çıkarıldı, yüzleşmesi yapıldı mı?

Okullara din dersinin seçmeli ya da zorunlu olarak konulması, Kur'an-ı Kerim'i müfredata eklemek ayrı bir tartışma konusu. Ben, bu ülkede hiç de azımsanmayacak sayıda aileler biliyorum ki, devletin dini öğretmeyi tekeline almasına karşıdır.

Ancak meseleye çözmek, samimi olarak yaklaşmak, iyi niyet taşıyarak bakmak ayrı, 'olmasın, koydurmayız, yaptırmayız' demek ayrıdır. CHP'nin ya da ulusalcı güruhun bu teklife karşı çözüm önerisini bilen var mı?

Hadi vazgeçtik kendilerinin bu konuda hassas olup, plan proje üretmelerinden. Malum hâlâ 'başörtüsü' konusunda tekliflerini bekliyor memleket. Mevcut yasa taslağına karşılar, bunu anladık, pekiyi kendileri ne teklif ediyorlar? 15 yıl değil de, oturup 15 dakika 'Allah'ın kitabından niye bu kadar korkuyoruz' tartışması yaptılar mı acaba?

Niye kimse açıkça, 'Çocuklara dinlerinin kitabı okutulmasın kardeşim, korkuyoruz bu kitaptan' diyemiyor delikanlı gibi? Niye topu kanatlara yayıp, duygu sömürüsü, 'gelecek nesil' parodisi, 'tartışalım' komedisi yapılmaya çabalanıyor ki?

Şahsen, okullardan önce Meclis'e zorunlu Kur'an-ı Kerim okuma dersi konmasını teklif ediyorum. Bu kitapta korkulacak bir şey olmadığı gibi, çocuklara zararlı alışkanlık kazandıracak, kişiliklerini, karakterlerini bozacak bir şey de olmadığını görür belki bazıları.

Belki de açıp okunsa, başka birine, 'kindar, münafık, bezirgan, beyinsiz' dememesi gerektiğini bilir kimileri.

Sayın Kılıçdaroğlu güzel romantizm yapmış; Mushaf'a kılıf dikmek, dantel yapmak, okşamak, koklamak da güzel, lakin ara sıra da sayfalarını açıp okumak gerek. Yani en azından adı belli, kitap!

Bu arada, 'hazır yakaladık, şöyle ahbap yaren hep beraber iktidarı sıkıştıralım'cılara kötü bir haber vereyim. Yanlış tekeri zorluyorlar. Bu tartışma... Ne tartışması, kavgaya dönüştürülen mesele, yine millet tokadı olarak yüzlerinde patlar. Benden söylemesi.

M.Nedim Hazar / ZAMAN

 

Diğer Haberler