Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Kur’an-ı Kerim Eğitim Sisteminin Merkezinde Olmalı

Kur'an-ı Kerim Eğitim Sisteminin Merkezinde Olmalı

05 Nisan 2012 Perşembe 14:55
Diyarbakır İmam Hatip Mezunları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 2012 yılını "Kur'an'ı Okuma, Anlama ve Yaşama Yılı" olarak ilan etti.

DİYARBAKIR - Diyarbakır İmam Hatip Mezunları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İbrahim Gökdemir, yeni eğitim modeli ile ilgili basın toplantısı düzenledi. 4+4+4 kesintili eğitim sisteminin yasalaşmasının ardından 10 milyonu aşan öğrencinin Kur'an-ı Kerim'le tanışacağını ifade eden Gökdemir, Kur'an-ı Kerim'in okullarda seçmeli ders olarak okutulması, her türlü yetersizliğe rağmen olumlu ve memnuniyet verici bir adım olduğunu söyledi. 

Halk, Canı Pahasına Kur'an'ı Muhafaza Etti
Bu ülkenin 90 yıllık geçmişinde üzerinde kara bir bulut gibi dolaşan despot ve totaliter din düşmanlığının, Müslüman halkı Kur'an-ı Kerim'den uzaklaştırdığını belirten Gökdemir, "Sistemin Yüce kitabımızı karanlık mağaralara ve gizli dehlizlere mahkûm etmesi utanç verici bir durumdu. Müslüman halkımız bütün bu zorba ve yasaklamalara rağmen canını siper ederek Kur'an-ı muhafaza etmiş ve günümüze kadar tüm engellemelere ve yasaklamalara rağmen dimdik ayakta tutmuştur. Biz Müslümanlar için dinimizin en kutsal değeri olan Kur'an-ı Kerim'i çocuklarımıza öğretmemiz ve Peygamberimizi (sav) tanıtmamız en temel ve doğal hakkımızdır" diye konuştu.

Kur'an-ı Kerim Eğitim Sisteminin Merkezinde Olmalı
Kur'an-ı Kerim'in Müslümanlar ve çocukları için hayatın en önemli düsturu, rehber ve yol göstericisi olduğunu ifade eden Gökdemir, Müslüman toplumun temelini teşkil eden Kur'an-ı Kerim'in eğitim sisteminin merkezinde olması gerektiğini söyledi. Gökdemir, "Müslüman halkımızın yıllarca ızdırabını çektiği, elem ve sıkıntının eksik olmadığı ahlaki çöküntü ve yozlaşmanın önünü almak için Kur'an eğitimini arzulamaktan başka bir çaremiz de bulunmamaktadır" dedi.

Kur'an Kendini Tanımladığı Şekilde Çocuklarımıza Öğretilmeli
Kur'an-ı Kerim'in okullarda seçmeli ders olarak okutulmasının madalyonun görünen yüzünün ötesinde, eğitim müfredatının temeline oturtulmasını isteyen Gökdemir, Kur'an-ı Kerim kendini tanımladığı şekilde çocuklarımıza öğretilmeli, anlam ve mefhumuna uygun bir şekilde genç ve körpecik beyinlere nakşedilmesi gerektiğini söyledi. Gökdemir, "Aksi takdirde yıllardır sistemin ideolojik gölgesi altında okullarda okutulan din kültürü dersinde görüldüğü gibi gerçek anlam ve mahiyetinden uzak, şekilcilikten öteye geçmeyecektir. Kur'an-ı Kerim eğitimi dinin özüne uygun her türlü kaygı ve engellemeleri aşarak gerçek mahiyetine uygun bir şekilde öğretilmelidir" diye konuştu.

Bu, Müslümanların En Doğal Hakkıdır
TBMM tarafından yasalaşan ve halkla buluşan Kur'an-ı Kerim eğitimi ve Peygamberimizin hayatının öğretilmesi halkının yüzde 98'ini teşkil Müslümanlar için büyük bir lütufmuş gibi görülmemesi gerektiğini, bunun Müslümanların en doğal hakkı olduğunu söyleyen Gökdemir,
"Halbuki; ülkemizde oldukça azınlık durumda bulunan Yahudi ve Hıristiyanlar; kendi çocuklarını dinleri ve inançları doğrultusunda yetiştirmede daha fazla eğitim haklarına sahiptirler. Ülkenin asli unsuru olan Müslüman kesimin ise hala lütuflar ve minnetlerle sistem karışsısında hak talebinde bulunması içler acısı bir durumdur. Bu durum Müslümanların sistem karşısında ne kadar ezildiklerini ve haklarının gasp edildiğinin açıkça göstergesidir" dedi. 

Mescitler Oluşturulmalı, Dersler Yetkili Kişilerce Verilmeli
Gökdemir sözlerini şöyle sürdürdü; "Batı ülkelerinin birçoğunda uygulanan laik eğitim sistem modellerinde çocuklar; okullarının bahçesinde oluşturulan kiliselerde dini vecibelerini yerine getirmekte, sistem açısından hiçbir engelleme oluşturulmamakta, bilakis teşvik edilmektedir. Okullarımızda çocuklarımızın dini vecibelerini rahatlıkla ifa edebileceği mescitler oluşturulmalı, bunun için gerekli tedbirler şimdiden alınmalıdır. Okullarda seçmeli ders olarak okutulması kararlaştırılan Kur'an-ı Kerim ve Hz. Peygamber'in hayatı, konuya hâkim, anlam ve mefhumuna uygun, alanında dirayetli ve yetkili kişiler tarafından verilmelidir. Bunun görev ve sorumluluğu Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde olmalıdır." 

Kur'an'ı Okuma, Anlama ve Yaşama Yılı
2012 yılını "Kur'an'ı okuma, anlama ve yaşama yılı" olarak ilan eden Gökdemir, velilerden de çocukları için hayati önem arz eden ve manevi bir yükümlülük gerektiren Kur'an-ı Kerim ve Peygamberimizin hayatı derslerini ısrarla talep etmelerini ve bu duyarlılığı göstermelerini istedi.

(M. Salih Keskin - İLKHA)

Diğer Haberler

Diğer Haber Başlıkları
07 Ocak 2017 Cumartesi 07:00
31 Aralık 2016 Cumartesi 21:46
16 Aralık 2016 Cuma 16:37
15 Aralık 2016 Perşembe 08:30
03 Aralık 2016 Cumartesi 11:09
11 Ekim 2016 Salı 06:47
08 Eylül 2016 Perşembe 23:09
07 Eylül 2016 Çarşamba 22:17
08 Ağustos 2016 Pazartesi 16:48
04 Ağustos 2016 Perşembe 22:05