Rusya’ya güvenelim mi? [Selahattin Çelik]
Rus yetkililer, PKK ve PYD’yi terörist görmediklerini açıkladılar. Ardından Moskova Kürt Konferansı. Paçayı erken sıvamamak için:
Kürdistan Kamuoyuna [Sıdkı ZİLAN]
Kürdistan İslami Hareketi (AZADÎ) eski Genel Sekreteri, Evet-Hayır Kampanyası ve diğer konulara ilişkin basın açıklaması yaptı.
21. Yüzyıl çocuklarının dili: Kodlama
Bugünlerde anne - babaların en çok dillendirdiği şeylerden birisi "Yarının işleri henüz icat edilmedi" oluyor.
Ali Gülsoy

Kürdistan Meselesinde KDP ile PKK Rekabeti

20 Ocak 2017 Cuma 16:21

Kürdistan’daki en güçlü siyasi-askeri partileri sıralarsak; KDP ile PKK ilk iki sırayı alır. Sıralamanın net olmamasının birçok nedeni vardır.

Meşruiyet, diplomasi, belli bir toprak parçasında hâkimiyet ile bu hâkimiyetin uluslararası düzeyde (Irak anayasası ve dünya devletleri nezdinde) tanınması esas alındığında KDP, etkili olduğu coğrafyanın yaygınlığı, medya ve ilişkiler ağı, eleman sayısı, kurumlar, hitap ettiği kitle nazara alındığında ise PKK birinci sırayı alır.

Kıdem açısından KDP, şiddet açısından PKK birincidir. İkisinin de başkanları Serok diye anılır; bu da bir rekabeti, Kürd halkına kimin önderlik yapacağı sorusuna verilecek cevaba, cevap olma çabasıdır.

Öcalan esir bir önder, Barzani ise esir değil ve muhatap kabul edilen bir önderdir. Mele Mustafa Barzani de hiç Kürdistan’ın sömürgecilerine esir olmadı. Esaret çok önemlidir; zira başarılı hareketlerin tümünün önderleri esareti tatmamış kişilerdir; bu aynı zamanda Hz. Muhammed (sav) de esareti kabul etmemiş, Medine’ye hicret etmiş ve başarılı olmuştur. Bu kuralın bir iki istisnası vardır; Güney Afrika’da Mandela vs.

Verili durumda; İran ve Rusya PKK’yi desteklerken, ABD, Türkiye, AB ülkeleri, Suudi Arabistan ise KDP ve Barzani’yi desteklemektedir. Kürdistan’daki siyasi eğilimler de bu iki parti arasında bölünmüştür.

Goran ve kısmen YNK, PKK’yi desteklerken; İslami partiler KDP’ye yakın durmaktadır. Kuzey’de de durum daha farklıdır. Türkiye’deki marjinal ve şiddet yanlısı sol (HDK) PKK’yi desteklerken, diğer tüm Kürdistani Partiler (KDP-B, PSK, PAK, Hüda-Par, HAKPAR) KDP’ye yakın durmaktadır.

ÖSP ile AZADÎ Hareketi'nin durumu ise 7 Haziran’da HDP’den yana iken, hendek meselesinde bu iki hareket de diğer Kürdistani Blok ile beraber PKK’nin şiddetini mahkûm ettiler. Gelinen aşamada AZADΠHareketi'nin HDP (dolayısıyla PKK) ile köprüleri tamamen attığı görülmektedir. Bunda hem doku uyuşmazlığı hem de Öcalan’ın 2013 Newroz’unda söz verdiği şiddetsiz sürecin devam etmemesi ve şiddete geri dönülmesi ile PKK’nin Kandil’de marjinal sol ile Demokratik Cephe ilanı etkili oldu.

Kimi AZADÎ yetkilileri, bu ittifakı Kürdistani maslahatla bağdaştıramadıklarını söyleyerek, ‘Demokratik Terörist Cephe’  diye tanımladılar.

AZADÎ Hareketi’nin görüşü şiddet karşıtı iken, yeni dönemde daha da belirgin şekilde, ‘sıfır şiddet’ yönünde tavrını daha da netleştireceği dile getirilmektedir.

Bu durumda, hendek meselesinde PKK yalnız kalmış bulunmaktadır. PKK’yi kurtaracak yegâne hamle Rojava’da siyasi statü elde edilmesidir.

Bunun da yıllar alacağı ve Güney Kürdistan’a benzer statüye kavuşması için onlarca yıl gerekeceği öngörülmektedir.

Bu açıdan da tüm Kürdistani partilerin yarına dair durumları ile KDP ve PKK’nin durumu üzerinde durulması gereken bir husustur.

YAZAR ARŞİVİ