Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Kürdistan Meselesinde Zazaca ve Zazaların Önemi

Kürdistan Meselesinde Zazaca ve Zazaların Önemi

21 Aralık 2012 Cuma 12:41
Zazalar Kurmanç değildir ama Kürttür. Zazaki de Kurmanci de Kürt dili içerisindedir.

Kürdistan Meselesinde Zazaca ve Zazaların Önemi*

Kürdistan’ın Kuzeyindeki (Türkiye siyasi sınırları içerisindeki Diyarbakır, Bitlis, Muş, Erzincan, Erzurum, Dersim, Bingöl, Malatya, Sivas, Adıyaman, Siverek halkası içerisinde yaşayan 5 milyona yakın) Kürt halkının en önemli kollarından olan bu topluluğun isminde ve konuştuğu dil-lehçenin isimlendirilmesinde birden fazla kelime kullanılmaktadır.

Diyarbakır, Bingöl ve kısmen Elazığ’da kendilerine KIRD, konuştukları dil-lehçelerine de KIRDKÎ, Dersim, Erzincan, Muş yöresinde kendilerine KIRMANC, dil-lehçelerine de KIRMANCKÎ, Çermik, Siverek, Adıyaman-Gerger, Bitlis-Mutki yöresinde kendilerine DIMILÎ, dil-lehçelerine DIMILKÎ, kısmen Elazığ-Maden çevresinde kendilerine ZAZA, konuştukları dil-lehçelerine de ZAZAKÎ derler. 

Buna rağmen ZAZA ve ZAZAKÎ kelimeleri tüm isimlendirmelerin önüne geçmiş bulunmaktadır. Bugün için ZAZA ve ZAZAKÎ “galatı meşhur” olarak medyada, siyasi çevrelerin ağzında yerini almış bulunmaktadır.

Lehçe ile dilin farkı, her lehçenin aynı zamanda bir dil olup-olmadığı hususları dilbilimcilerin alanıdır. Buradaki meramımız bu olmadığı gibi, Zaza veya Zazaki diyenlerden bir kısmının meramı da bu değildir.  Kürtler tek mezhep, tek din ve tek dil-lehçe konuşan bir halk değildir. Halk diyoruz, çünkü MİLLET OLMAK için Kürtlerin tek eksiği SİYASİ İKTİDAR iken geçen yüzyılı kayıp ile geçirdiler ve yeni yeni MİLLET OLMAYA başlıyorlar.  Kürtlerin TARİHİ, DİLİ, KÜLTÜRÜ, TOPRAĞI, BERABER YAŞAMA İRADESİ vardır. Lakin tüm bunlara rağmen birinci ve ikinci dünya savaşlarında-paylaşımında, öncesinde de Safevi-Osmanlı paylaşımında VATANLARI VE KENDİLERİ BÖLÜNDÜLER.

Bugün Kürt dilinin SORANİ, KURMANCİ VE ZAZAKİ lehçeleri günceldir. Sorani şu anda Kürdistan’ın Güneyinde Irak İçerisinde siyasi statü kazanmış olan Kürdistan Bölgesi’nin resmi dilidir. Kurmanci ise İran, Irak-Kürdistan Bölgesi, Suriye ve Türkiye’deki (ekseriyetle) Kürtlerin konuştukları bir lehçe-dildir. Yaygın medya ağı, televizyonlar ve bazı kurumlar Kurmanci ile yayın yapmakta, onlarca yayınevi ve binlerce kitap bu lehçede yayınlanmaktadır.  Türkiye’deki siyasi ve kültürel Kürdî kurumların ekseriyeti Kurmanci ile amel etmekte, onu esas almaktadır.  Bunun elbette istisnaları vardır ve yavaş yavaş Kurmanci-Zazaki dengesi anlamında adımlar atılmaktadır.

Siyasi anlamda TEVKURD ve Kürdistan İslami İnisiyatifi (AZADİ İNİSİYATİFİ) Kurmanci ve Zazaki’yi eşit görme eğiliminde iken, Medya’da Haberdiyarbakır.com, Zazaki.Net gibi internet siteleri KURMANCİ ve ZAZAKİ linklerini açıkça yazan iki medya organıdır. 

Zazaki çalışmalarına gelince; Kurmançların Ahmedê Xani’lerine karşı, Zazaların da Ahmedê Xasî’leri verdır. Xasê Lice İlçesi Hezan Köyündendir. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde yaşamıştır. İlk Zazaca kitabı kendisi yazmıştır ki Mevlid Kitabıdır ve “Mewlidê KIRDKΔ diye isimlendirmiştir. Yani Xasî’ye göre bu dili-lehçeyi konuşanlar KIRD-KÜRD, dil-lehçeleri de KIRDKÎ-KÜRDÎ’dir.

Cumhuriyet dönemi inkâr, imha, katliamları dile de yansımış, yazılı çalışma yapılamamıştır. Kısmi özgürlük dönemlerinde bazı dergilerde, gazetelerde, sinema filmlerinde teberrüken yazılar, parçalar, diyaloglar yerini almıştır. Bir kaç sözlük ve kitap çalışmasına rağmen, sistemli-düzenli ilk ilmi çalışma “Vate Çalışma Grubu” ile başlamış, bu grubun çalışmasını yayınlayan ve yüzde yüz Zazaki ile yayın yapan VATE (söz)  dergisi olmuştur.

Vate Çalışma Grubu’nun Zazaca’nın yazılı bir dil için gerekli olan “standart, bir anlamda ortak paydada buluşma”  çalışmalarını kendisine örnek alan ve kendisi de grubun bir üyesi olan Roşan Lezgin’in editörlüğünde Zazaki.net, Şewçila dergisi ve Newepel gazetesinin başlattığı bir çığır vardır.

Bu yıl içerisinde faaliyete başlayan Roşna Yayınevi ile de bu hizmetler taçlandırılmış oldu. Bu hizmetlere ilaveten yirmi dört saat Zazaki yayın yapacak radyo ve televizyonların devreye girmesi ve elbette anadilde eğitimin sağlanması gerekir ki; “yok olmakta olan diller” kategorisindeki Zazaca kurtarılabilsin.  Bu kısa izahattan sonra asıl meramımı ifade edeyim. Zazalar ve Zazaki coğrafi, siyasi, stratejik açıdan Kürtler, Türkiye ve bölge ülkeleri için önemlidir.  Şöyle ki:

Türkiye devleti,  Zazaca üzerinden Zazaları Kurmançlardan ve haliyle Kürtlerden ayırarak; Kürdistani ve Kürdi cepheyi zayıflatma, Kuzey Kürdistan’ın coğrafyasını azaltma, ilerde verilecek özerkliğin sınırlarını sınırlama hedefini güderken,  Ermenistan devleti de bu yöndeki “güya ilmi” çalışmaları destekleyerek, tarihsel olarak hak iddia ettiği “altı vilayetin Kürdistan toprağı olmadığı” tezini güçlendirmeye çalışmaktadır.  İran devleti de Türkiye ve Ermenistan’ın tezini değişik bir gerekçeyle (muhtemelen Kürdistan’ın küçültülmesi, Kürtler arası ihtilafın lehine değerlendirilmesi sebebiyle) desteklemektedir.

Zazalar da mezhebi açıdan Sünni ve Alevidir. “Aleviler Müslüman Değildir” söylemi ile “Zazalar Kürd Değildir” söylemi eş zamanlı yürütülmektedir ki buna “kardeş söylem" diyebiliriz.  Bu iki söyleme de Alevi ve Sünni atalarımız itiraz ederdi, en başta da Seyyid Rıza ve onun gibi düşünenler.

Elli yıl öncesine kadar da Alevi büyükleri, dedeleri (ki elan bile böyle düşünüyorlar) kendilerini Hz. Ali, Muhammed (SAV), 12 İmam, Hz.Hüseyin, Caferi Sadık, Kur’an çizgisi ile eşdeğer görürlerdi. Alevi deyişleri, müzikleri, ayinleri-cemleri buna ilişkindir. Kemalist çizgideki Aleviler kendilerini İslam-dışı görmeye başladılar ve bir kısım Kemalizm’den kopan yeni Kuşak Aleviler.  Kürdi cephede de Zerdüştlük, Yaresanilik üzerinden iz sürmeye çalışmaktadırlar.

Kastım o ki “Aleviler Müslüman değildir” söylemi ile “Zazalar Kürt değildir” söylemi kardeştir ve bu konuda Kemalizm, Sünni İslamcılar, Yeni Nesil Aleviler için “Orta Payda” durumundadır. Bingöllü bir kısım İslamcılarAlevileri Müslüman, Zazaları da Kürt” görmezler. Değişik bir gerekçe ile yeni nesil Kemalist-solcu Aleviler de “Alevileri Müslüman ve Zazaları Kürt” görmezler. Devletin bu konudaki siyaseti ile bu iki kesimin söylemi tam tamına çakışmaktadır.

Türkiye, Ermenistan, İran ne yaptığını, niye yaptığını bilmektedir. Oltaya takılanlar ise maalesef bu oyunlara alet olmaktadırlar. İstediğiniz kadar Mustafa Kemal,  Evliya Çelebi, Ziya Gökalp, Seyyid Rıza, Şeyh Said, Mele Selim, Ahmedê Xasî, Şeyh Selahaddin vs’den dedlil getirin değişen bir şey olmayacaktır.

Hemen belirtelim ki, Zazaların Kürt olmadığını iddia eden ve dil-lehçe münakaşasından istifade etmeye çalışan “Zazacılar” üç kısımdır. Bir kısmı deşifre olmuş MİT yani devlet elemanıdır. Bir kısmı PKK karşıtlığı üzerinden bunu yapmaktadır, bir kısmı da saflığından, ecdadını, tarihini, coğrafyasını iyi bilemediğinden bu modaya uymaktadır.

Netice olarak Zazalar Kurmanç değildir ama Kürttür. Zazaki de Kurmanci de Kürt dili içerisindedir. Dil-lehçe ayırımı ilmi konudur ve nihayetinde Zazacılar da herkes gibi Zazaca’nın İrani bir dil olduğunu, Türkçe ile akraba olmadığını kabul ediyor. Keza, Zazaların Kurmançlara, Zazacanın da Kurmanciye yakınlığı; Zazaların Türklere ve Türkçeye yakınlığından daha fazladır ve bu konu kıyas kabul etmez, bunu da kabul ediyorlar. 

Seksen yıldır Zazacayı yasaklayan Türkiye Cumhuriyeti devletidir, Kürtler değildir (nasıl olsun ki). Bugün dil-lehçe üzerinden tartışma yapan “Zazacılar” bu tartışmalarını “Türkçe” yapmaktadırlar.

Oysa Zazaların Kürt, Zazacanın da Kürt dili içerisinde mütalaa edilmesini savunan ve kendileri de benim gibi Zaza olan “Zaza Kürtleri” bu tartışmalarını hizmetleriyle taçlandırdıkları gibi, tartışmalarının ekseriyetini “Zazaca” yapmaktadırlar. 

Bir tespit daha; Gülen Cemaati-Devlet-Kemalist Aleviler-Bir Kısım Sünni İslamcıların ve Türkiye-Ermenistan-İran’ın ittifakı hayra alamet değildir. Kürdistani kurumların, şahsiyetlerin hasseten bu konuyla ilgilenmesi ve siyaset üstü bakması gerekmektedir.

*Sıdkı ZİLAN

Diğer Haberler