Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Kürdistan Zerdüşt Cemaati’nden ”Ölüm Oruçları”na ilişkin açıklama

Kürdistan Zerdüşt Cemaati’nden "Ölüm Oruçları"na ilişkin açıklama

04 Kasım 2012 Pazar 09:38
Kürdistan Zerdüşt Cemaaati İsveç’in başkenti Stockholm’de cezaevlerinde açlık grevindeki tutsaklarla dayanışmak amacıyla bir toplantı düzenledi.

Bu yılın Haziran ayında açılışı yapılan Zerdüşt tapınağında düzenlenen toplantıya katılanlar açlık grevcileri ile dayanışma duygularını dile getirdiler. Dualar ederek mumlar yaktılar.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Kürdistan Zerdüşt Cemaati Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Arezan Daryari Kürdistan’ın dört parçasındaki gelişmeleri kısaca ele aldıktan sonra konuşmasını daha çok Kuzey ve Doğu Kürdistan üzerinde yoğunlaştırdı.

İran cezaevlerinde aralarında Kürdistanlıların da bulunduğu 25 tutsağın idam edilme riski ile karşı karşıya olduğuna, Türkiye cezaevlerinde tutsakların insanlık dışı baskı ve saldırılara uğradıklarına dikkat çekti. Türkiye cezaevlerindeki tutsakların en temel insan hakları, ana dilde eğitim ve savunma hakkının tanınması ve Kürt sorununun barışcıl yöntemlerle çözülmesi için başlattıkları açlık grevlerinin 53. günü doldurduğunu hatırlatan Daryari ölüm sınırına gelen Kürt eylemcilerin mücadelelerine hiç kimsenin ilgisiz kalmaması gerektiğini ifade etti. Tutsakların haklı taleplerini haklı ve meşru bulduklarını söyledi.

Zerdüştlerin dini lideri Andaz Hawazy de Zerdüştlerin kutsal kitabı Avesta’dan bazı bölümler okudu. Tanrı olarak kabul ettikleri Mazda’nın insanları biçimlendirmeden önce ‘sana bir vücüt verebilir miyim’ sorusunu sorarak insanlara olan saygısını gösterdiğini, olumlu cevap almasından sonra insanlara kendisine yardım edip edemeyecekleri sorusunu yönelttiğini söyledi . Tanrı ile insan arasındaki ilişkinin efedi ve köle ilişkisi değil, eşit iki güç arasındaki bir ilişki olduğunu söyledikten sonra konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şimdi ben insanlara soruyorum. Bir tanrı insanlara saygı gösteriyorsa, insanlara kendisine yardımcı olup olmayacaklarını soruyorsa, biz insanlar neden birbirimize karşı kırıcı olalım? Neden birbirimize karşı düşmanlık yapalım? Biz cennete gidebilmek için ölümü bekleyemeyiz. Bizim görevimiz bu Dünyayı cennete çevirmektir. Eğer biz bunu başarabilirsek o zaman ölümü yenmiş oluruz. Ama baskı ve saldırılara uğruyorsak, en temel haklarımız inkar ediliyorsa, cezaevlerine atılıyor ve öldürülüyorsak cenneti yaratamayız.”

Her insanın dinini ve yaşam biçimini özgürce seçme ve özgürce yaşama hakkı olduğunu, dinin insanlara köle olmadıklarını söylediğini belirten Hawazy “Neden başkaları bizlerin nasıl yaşayacağımıza karar veriyor” dedi. Avesta’nın bir başka bölümünde silah kullanmanın kabul edilmeyeceğinin belirtildiğini, ama aynı zamanda insanların kendilerini savunmaları gerektiğini de vurguladığını belirterek şunları söyledi:

“Bizim savaşımız başkalarına karşı bir savaş değildir. Bir meşru müdafaadır. Bu yüzyıllar boyunca böyle oldu. Ama şimdi biz yeter artık diyor, birbirimize saldırmaya gerek olmadığını söylüyoruz. Şimdi artık daha mantıklı düşünüp ölümlere son vermenin zamanı. Sorunları görüşerek, diyalog kurarak çözmenin zamanı.”

Konuşmasının bitmesinin ardından kendisiyle görüştüğümüz Hawazy Türkiye’deki açlık grevcilerin direnişlerini bir savunma ve taleplerini ifade etme olarak gördüklerini söyledikten sonra “Onlar tutsak değiller. Çünkü onlar kaygı ve korkuları bir kenara bırakıp haklı ve doğru bildikleri bir davayı savunuyor. Onları hapsetme emri verenler ve kapılarda bekleyen bekçiler kaygı içinde olduklarından cezaevlerindeler” şeklinde konuştu.  (ANF)

Diğer Haberler