Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Kürdistanî İslamî Parti ve Kürt Hizbullahı

Kürdistanî İslamî Parti ve Kürt Hizbullahı

28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:59
Hizbullah birilerinin gazına gelmeden kendi tabanının böyle bir talebi varsa bu işe girişmelidir.

Başlarken; Mustazaf-Der’in kapatılması kararının Yargıtay tarafından onanmasını tasvip etmiyor, onlara geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Başbakan’ın sık sık “suç varsa kurumlar değil kişiler cezalandırılmalıdır” sözünü kendisine hatırlatmakta fayda görüyorum. Bir futbol kulübü için işletilen bu prosedür, Mustazaf-Der’den esirgenmiştir…

Mevzuya gelince; avukat Sıtkı Zilan’ın bir röportajı ile gündeme oturan “Kürdistanî İslamî Parti” tartışmaları Mustazaf-Der’in kapatılması ile daha da renkleneceğe benziyor. Mustazaf-Der’in son birkaç yıldır “Peygamber Sevdalıları Platformu” olarak organize ettiği kutlu doğum mitingleri camianın bu tabanı siyasi bir harekete kanalize edeceği mesajı vermiyor değildi. Yeri gelmişken bir noktayı aydınlatmakta fayda var; Sıtkı Zilan ve arkadaşlarının parti fikri ile Mustazaf-Der’in partileşeceği iddiaları birbirinden ayrı girişimlerdir.

Önce bir tespit; böyle bir siyasi oluşumun boşluğunu kimse inkâr edemez. Yeter ki böyle bir oluşum, hayatın doğal seyrinde gelişen bir ihtiyaçtan doğmuş olsun.

İhtiyaçtan doğmuş olması önemli çünkü; son zamanlarda Mustazaf-Der’in kutlu doğum mitinglerindeki kalabalığı gören bazı oryantalist Türk aydınları geçmişte PKK’nin karşısına Hizbullah’ın çıkarılması gibi bugün de Mustazaf-Der’i partileştirip BDP’nin karşısına çıkarmaya uğraşıyorlar. Yineleyeyim; böyle bir oluşumu ihtiyaç olarak görüyorum, lakin bunun oryantalistlerin gazına gelmek yerine ihtiyaçtan doğması gerektiğini savunuyorum.

Tam da bu noktada (yanılıyor olma ihtimalini göze alarak) Sıtkı Zilan ve arkadaşlarının girişiminin, üzerinde düşünülmüş, ihtiyaçtan doğan, hatta daha son kararı verilmemiş bir girişim olduğunu fakat (muhtemelen partileşecek olan) Mustazaf-Der’in -maalesef- yukarıda sözünü ettiğim bazı oryantalist aydınların gazına geldiğini düşünüyorum.

Hizbullah, kendisine yakın sivil toplum kuruluşları ile bu hafta sonu Diyarbekir’de bir istişarede bulunacak ve nihai kararını 27 Mayıs günü İstasyon Meydanı’nda açıklayacak. O gün için “Peygamber Sevdalıları’nın Ahde Vefa Mitingi” isminde bir etkinlik planlanmış ve duyurusu yapılıyor. Hizbullah-Mustazaf-Der çevresinden görüştüklerimden edindiğim izlenim bir yana bir hareketin miting düzenleyerek kendini feshetmeyeceğini düşündüğümden, pazar günü çok büyük olasılıkla “siyasi bir hareket” olarak devam etme kararı açıklanacaktır.

Bu noktada faydası olması ümidiyle birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum;

Bir; öncelikle, Hizbullah’ın tabanını ölçmek için kutlu doğum mitinglerinin doğru bir ölçüt olmadığını görmek gerekiyor. O mitingleri yanlış okumak yanlış analizlere sebep olur. Mitinglerin ortak noktası Hizbullah değil “peygamber sevgisi”dir. Newroz’a giden halkın ortalama yarısı Hizbullah’ın o mitingine de gitmişlerdir. Hizbullah’ın tabanını görmek için en doğru ölçüt Hizbullah için önde gelen birini (mesela Hüseyin Velioğlu’nu) anma mitingi olabilir.

İki; yukarıda da dikkat çekildiği üzere Hizbullah birilerinin gazına gelmeden kendi tabanının böyle bir talebi varsa bu işe girişmelidir.

Üç; Mustazaf-Der, her ne kadar Hizbullah’ın kirli geçmişi ile kendilerinin ilişkilendirilmesini kabul etmese de kamuoyunda böyle bir algı mevcut. Bu sebeple geçmişi ile yüzleşmeden siyasi arenaya çıkacak bir Hizbullah, güven sorununu aşamayacağı gibi onun üzerinden yapılacak muhalefet zamanla İslam’a karşı bir muhalefete dönüşebilir ki bunun vebali kimsenin kaldıramayacağı kadar ağırdır.

Dört; Hizbullah, kuracağı siyasi oluşumun Kürdistanî bir oluşum mu yoksa bir Türkiye partisi mi olacağına üzerinde çok iyi düşünerek karar vermelidir. Son genel seçimler öncesi yaptığımız seyahatte bazı Kürtlerin taleplerinin çok çeşitli olduğunu hatta yer yer PKK/BDP’yi bile aştığını gördük. Hizbullah, eğer partinin Kürdistanî olmasına karar verecekse siyasi arenaya çıkmadan önce Kürtler arasında kamuoyu yoklaması yapmalı, halkın talepleri altında kalmamalıdır.

Sıtkı Zilan ve arkadaşlarının sosyolojik bir tabanı olmamakla beraber, ihtiyacı iyi tespit etmiş ve ihtiyaca cevap olabilecek bir yapı üzerinde kafa yoragelmişlerdir.  Hizbullah, sosyolojik taban olarak onlardan daha avantajlı olmasına rağmen klasik bir Türkiye partisi düşüncesi ile siyasete atılırsa maksadının aksi ile karşılaşabilir.

Reha Ruhavioğlu / İpekyolhaber

Diğer Haberler