Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Kürt anne:  Polis, gerilla, asker.. hepsi bizim ölülerimiz. Yeter artık!

Kürt anne: Polis, gerilla, asker.. hepsi bizim ölülerimiz. Yeter artık!

11 Kasım 2012 Pazar 13:05
Türkler ve Kürtler eşit hale gelinceye kadar Kürt halkının eşitlik, adalet, özgürlük talebinin yanında olmaya devam edeceğiz.

Anti Kapitalist Müslümanlar Platformu, açlık grevlerindeki tutuklu, hükümlü ve annelerine destek için bir eylem gerçekleştirdi.

Fatih Cami'nde öğle namazı kılan grup, namazın ardından Fatih Cami'nden Saraçhane Parkı'na kadar yürüdü. Saraçhane Parkı'nda yapılan basın açıklamasını Hanife Alemdar okudu.

12 Eylül tarihinden bugüne artarak devam eden açlık grevlerine karşı tepki göstermeyi hem İslami hem de insani bir davranış olarak görüyoruz diyen Hanife Alemdar, konuşmasını şöyle devam etti: “Dilinden, renginden, düşüncesinden, inancından ya da inançsızlığından ötürü kimsenin hakkının yenmesine razı olmaz. Antikapitalist Müslümanlar, tüm halkların olduğu gibi Kürt halkının hak ve özgürlük taleplerini bu minvalde destekler. Her tür inkârı, asimilasyonu, katliamı zulüm ve insanlık suçu olarak görür. “Haksız yere bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüştür” ayeti mucibince tek bir ölümü bile insanlığın tümüne yönelik soykırım girişimi olarak görür.
Açlık grevlerinde, haksızlığa, zulme karşı adalet ve barış için bedenini ölüme yatıran yoldaşımız Meryem Nurcan Yolvercan’ı, yakın zamanda Kürt kimliğinden ötürü kalabalık ülkücü faşist bir grup tarafından darp edilen arkadaşını savunmak adına bedenini bıçakların arasına atan Ali Sarı kardeşimizi ve barış için direnen tüm tutsakları selamlıyoruz. Anti-Kapitalist Müslümanların hiçbir zulüm ve haksızlık karşısında boyun eğmeden, bedel ödemekten çekinmeden ısrarla ve adaletle mücadeleye devam edeceğini duyuruyoruz”dedi.

Basın açıklamasının ardından eyleme destek veren yazar İhsan Eliaçık:

"Vicdani bir tepki vermek amacıyla toplanmış bulunuyoruz. Anti Kapitalist Müslümanların vicdani ve insani hareketine destek vermek için buradayım. 30 yıldır bir savaş sürüyor. Dağlara, ovalara genç bedenler düşüyor. Cezaevlerinde bedenler ölüme yatıyor. Analar ağlıyor, İnsanlar acı çekiyor. Burası Fatih’tir. İslami çevrelerin camilerin, minarelerin, dindarların yoğun olduğu bir semttir. Sesi bu semtte yükseltmek ve burada bir tepki vermek son derece önemlidir. Kur'an-ı Kerim'de 'Sizin dillerinizin ve renklerinizin farklı olması Allah'ın ayetlerindendir' buyurulur. Tektipleştirmeye kalkarsanız, dilini inkar ederseniz, kimliğini imha etmeye çalışırsanız varlığını tanımazsanız Allah'ın ayetine savaş açmış olursunuz." dedi.

'Bölücülere destek veriyorlar, Kürtçülük yapıyorlar, teröristlere kucak açıyorlar ' ithamlarına rağmen en tabi hakların tanınması gerektiğini savunduklarını belirten Eliaçık: Türkler ve Kürtler eşit hale gelinceye kadar Kürt halkının eşitlik, adalet, özgürlük talebinin yanında olmaya devam edeceğiz. Aleviler ve Sünniler eşit hale gelinceye kadar Alevilerin, gayri müslümlerle Müslümanlar eşit hale gelinceye kadar gayri Müslimlerin, kadınlar ve erkekler eşit hale gelinceye kadar kadınların ve nihayet zenginler ve yoksullar eşit hale gelinceye kadar yoksulların yanında olmaya devam edeceğiz.' dedi.

Eliaçık devletin tutumunuda değerlendirirken temel hakları devletin namusu gereği yerine getirmesi gerektiğinini belirtirken Kur'andan örnek vererek ''Kur'an-ı Kerim' de peygambere hitaben denilir ki 'Bizi güt demeyiniz, bize bak deyiniz' bu aynı zamanda devletin siyasi kurum olarak tutumunu da ifade eder. Devlet halkına koyun muamelesi yaparak sürü gibi gütmeye kalkmamalıdır. Yaşayan soruna göre tatbik edildiğinde, devlet kürdü gütmeye kalkmamalıdır. Kürde bakmalıdır. Kur'an'ın emri budur. Gütmek koyun yerine koymaktır. İdaresini, kimliğini, kişiliğini, yok saymaktır. Bakmak onu tanımak, olduğu gibi kabul etmektir. Onu kendisine eşit görmektir. Türkiye de izlenen politika ne Osmanlı devletinin kuruluş felsefesine ne Kur'an-ı Kerim'in ayetlerine, ne de Peygamberin tutumuna uymamaktadır. Bu yollar izlendiği taktirde sorunların çözülmemesi için hiçbir sebeb yoktur." ifadelerini kullandı

Öcalan üzerindeki tecridin kalkması talebinin makul bir talep olduğunu ifade eden Eliaçık "Eğer siz cezaevlerinde zulüm içerisinde zulüm uygularsanız, bu olmaz. 28 Şubat'tan beri cezaevinde yatan, zihin kontrolü işkencelerine tabi tutulan Salih Mirzabeyoğlu hangi suçundan dolayı müebbet hapse mahkum edilmiştir? Biz cezaevlerindeki durumun düzelmesi için topluca bir çağrı yapıyoruz, açlık grevleri vesile kılınarak bir süreç başlatılabilir, müzakere kapısı aralanabilir." dedi.

Son olarak veda hutbesini hatırlatan Eliaçık: "Peygamberimiz veda hutbesinde der ki: Hepiniz ademdensiniz. Arabın Aceme üstünlüğü yoktur.' Türkün de Kürde üstünlüğü yoktur. Kürdün Zazaya üstünlüğü yoktur. Özgür ve eşit bir ülke Müslümanlara, bu ülkede yaşayanlara, anadolunun evlatlarına çok görülmemelidir" dedi.

Yazar İhsan Eliaçık’ın açıklamalarından sonra söz alan Kürt anne şunları söyledi:

"Kardeşlerim, acı çekiyoruz. Yeter. Polis, gerilla, asker, hepsi bizim ölülerimiz. Barış istiyoruz. Kürt, Alevi, Sünni ne diye bu acı? Hepsi insan. Tek bir dünya var. Herkes barış için yaşasın. Nedir bu kan dökme? Hiçbir inanca bakmadan sesimizi yükseltmeliyiz"

Daha sonra söz alarak Anti Kapitalist Müslümanlara eylemden dolayı teşekkür eden Türk anne ise : "Sessiz kalmak, Müslümanların hiçbir zaman istediği bir şey değildir. 'Müslümanım' diyen insanlar bize bu günleri yaşatıyor. Biz barış annesiyiz. Ne asker ölsün, ne polis, ne gerilla... Alevisiye, Kürdüyle, Çerkeziyle varlığımız budur. Bir an evvel bu savaş bitsin, anaların sesine kulak verilsin."dedi.

Haber: Cesim İlhan

Diğer Haberler