Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Kuzu postuna bürünmüş kurt

Kuzu postuna bürünmüş kurt

30 Ekim 2012 Salı 22:37
Yüce Allah’ın yarattığı bir dili yaşatmak mı şeytanın işi yoksa yasaklamak mı?

Av. Muhammed Akar

Deveye sormuşlar neden boynun eğri, nerem doğru ki demiş.

Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’nun meselesi de o hesap.

Son zamanlarda sık sık televizyon programlarında arzı endam eyleyen Kuzu, öyle laflar  ediyor ki insanı zıvanadan çıkartacak cinsten.

Geçen gün AB ilerleme raporunu çöpe atmaktan bahseden bu zat şimdi de Kürtçe eğitim istemeyi şeytana uymak olarak ilan ediyor. Kürtçe eğitim ülkeyi bölermiş! Üstelik Başbakan da böyle düşünüyormuş. Hazret bir de Amerika’dan örnek! getirerek İspanyolca eğitim yapan bir eyaletin neredeyse kopma noktasına geldiğini hatırlatıyor. Su-i misali emsal yapıyor. 

Ben şimdi neresine cevap vereyim bu açıklamanın. Sn.Kuzu hukukçu olduğu için  isminin anlamını biliyordur. Arapçada ‘’burhan‘’ kelimesi  ‘’kesin kanıt, delil‘’ anlamına geliyor. Gelin görün ki sayın profesör, Kürtçe eğitimin ülkeyi böleceğini ileri sürerken hiçbir inandırıcı delil, kanıt ileri sürememektedir. Tek argumanı Başbakanın da Kürtçe eğitimi istememesi. Yasak için  pek makbul bir gerekçe!

Açıkça şunu söylesenize; Türkiye’de Türkçe dışında eğitim-öğretim istemiyoruz. Kırk dereden bahane getirmenin manası yok.

Bu ülkede İngilizce, Fransızca, Ermenice, Rumca, İbranice dillerinde eğitim-öğretim cumhuriyetin kuruluşundan beri var. Ülke bölündü mü? Neden Kürtçe tehlike oluyor? Bunun adı Kürt Fobia değil de nedir.. Bu Kürt korkusunu ne zaman aşacaksınız  Allahaşkına.

Yüzde on seçim barajını kaldırmıyoruz, Kürtler ülke yönetiminde etkin olur diye; AB standartlarında bir demokrasi istemiyoruz, Kürtler bizden ayrılır diye; Kürtçe eğitim-öğretim istemiyoruz, ülke bölünür diye. Bu korku yüzünden Türkiye’nin  kamil manada bir demokrasi olmasını sürekli erteliyoruz. Kürt korkusu  yüzünden Türkiye’nin tümünü demokrasi ve insan hakları standartlarından mahrum bırakıyoruz.

Bu ülkenin tüm yurttaşlarının buna itiraz etmesi gerekir.

Sayın Kuzu’ya sormak lazım, anadilde eğitim sağladığı için bölünen tek bir ülke var mı? Tam aksine yasaklar ve yok saymalar ülkeleri bölmüştür, demokrasi ise bütünleştirmiştir.

Peki neden Kürtçe eğitime izin verilmiyor? Tek bir nedeni var; orta ve uzun vadede Kürtlerin dillerini unutup asimile olması umuluyor. Bunda gerçeklik payı da var. Eğitim dili olmayan bir dil eninde sonunda egemen dil karşısında eriyip yok oluyor, konuşanları da asimile oluyor.

Peki bunu arzu etmek ahlaki midir? Bir dilin yok olup gitmesini arzulamak vicdan ile bağdaşır bir şey midir? 

Birkaç yıl önce Ibıhca konuşan son kişi de hayatını kaybetti. Malesef  bu dil yok olup gitti. Lazca, Çerkezce, Adige dili gibi diller de can çekişiyor. Asimilasyoncular kına yaksın her yerlerine. İlkellik ve bencillik kolaydır. Asıl mesele medeni ve ahlaki olmaktır. O da herkesin işi değil. 

Rum suresi 22.ayette Yüce Yaradan şöyle der: ‘’Dillerinizin ve renklerinizin   farklı olması da O’nun (Allah’ın) ayetlerindendir. Kuşkusuz bunda düşünenler için dersler vardır.’’

Kısacası dilleri Yüce Yaradan yaratmıştır ve dillerin farklı yaratılmasında bilenler, düşünenler için hikmetler vardır. Sayın Kuzu’ya hatırlatmak lazım. Yüce Allah’ın  yarattığı bir dili yaşatmak mı şeytanın işi yoksa yasaklamak mı?

İsterse bir de Hayrettin Karaman Hoca'ya sorsun.(Güneydoğu Güncel)

Diğer Haberler