Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Mehmet Tursun; PVSK Yeniden Düzenlenmeli

Mehmet Tursun; PVSK Yeniden Düzenlenmeli

14 Aralık 2012 Cuma 09:24
Baran Tursun İnsani Yardım Vakfı (Baran-Sav) Kurucu Başkanı Mehmet Tursun, “2007’de yapılan PSVK değişikliğinden sonra 125 kişi katledildi."

Baran Tursun İnsani Yardım Vakfı (Baran-Sav) Kurucu Başkanı Mehmet Tursun, AKP’nin düzenlemesiyle Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun (PVSK) polise silah kullanmada getirdiği kolaylığa 125 insanın kurban gittiğini vurgulayarak, ölümlerin artmaması amacıyla Ankara’da konferans düzenleyerek, bir dizi etkinlik gerçekleştirecek. Tursun, yasada net ifadeler kullanılmasını isteyerek, “2007’de yapılan PSVK değişikliğinden sonra 125 kişi katledildi. Bu sayı içinde askerlerin öldürdüğü yurttaşlar yok. Sadece polisler tarafından yapılandır. Askerler eklenince bu rakam daha da büyüyor. Polisin hangi hallerde silah kullanacağı netleşsin ki, bundan sonra çocuklarımız yaşasın” dedi.

İzmir’de 2010 yılında kurulan Baran-Sav öncülüğünde polis şiddetinden ötürü yakınlarını yitiren mağdur aileler, adalet arayışları için 7, 8 ve 9 Aralık’ta polise rahatlıkla zor ve silah kullanma yetkisi veren PVSK’nin değiştirilmesi amacıyla Ankara’daydı. Aileler, sivil toplum örgütleriyle bir araya gelerek, çeşitli temaslarda bulundu. Yapılan görüşmelerin ardından yapılacak etkinlikler netleştirilerek, karar altına alındı. Vakıf yetkilileri ve mağdur aileler, polis şiddetiyle hayatını kaybedenlerin faillerinden hesap sorulması amacıyla kampanya yürütecek.

Baran-Sav Kurucu Başkanı Mehmet Tursun, Ankara’ya gelerek Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin vekilleriyle görüşme niyetleri olduğunu ancak vekillerin Meclis’te olmadıklarını söyledi. “Zaten olsalardı bile görüşmeyecektik. MAZLUMDER ve Baran-Sav ortak konferans düzenleyecek ve tasarı hazırlayacak” diyen Tursun, ardından bütün aileler ile Meclis’e giderek bu tasarıyı gerçekleştireceklerini söyledi. Konferansın bir ay içinde gerçekleştirileceğini dile getiren Tursun, “Diğer direnişlere benzemeyen bir faktör var. Biz bu değişiklik olana kadar Ankara’dan ayrılmayacağız. Her gün sayı artıyor. Bu sayı daha fazla artmadan bunu yapmamız gerekiyor” dedi.

5 YILDA 125 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ

MAZLUMDER ile görüşerek bunu kararlaştırdıklarını ifade eden Tursun, “Biz aileler olarak yıllardır çalışıyoruz. PSVK reklam olsun diye değil ciddi bir değişiklik gerektiriyor. Muhalefet partileri önerge veriyor ama reddediliyor. Bizim amacımız ise bunun değiştirilmesidir. Bu güç AKP’nin elindedir. Bizde AKP hükümetine baskı uygulayacağız. Muhalefet partileri bizi başlarının üstüne koyuyor ama bu yeterli olmuyor. Mücadeleye rağmen PSVK orada duruyor. Ondan dolayı mücadeleyi yükselterek bunu gerçekleştireceğiz. 2007’de yapılan PSVK değişikliğinden sonra 125 kişi katledildi. Bu sayı içinde askerlerin öldürdüğü yurttaşlar yok. Sadece polisler tarafından yapılandır. Askerler eklenince bu rakam daha da büyüyor” diye konuştu.

POLİSİN KAMPANYASIYLA BU HALE GELDİ

Tursun, polisin daha önce de silah kullanma yetkisine sahip olduğunu ancak PSVK’de 2007’de yapılan düzenleme önceinde ağır cezalarda kaçanlara, dur ihtarı sonucu veya çatışmalarda silah kullandığını belirterek, “Kamu hukuku konularında bunlar nedir? Silah doğrultulmuş veya bıçak çekilmiş, polis o durumlarda silah kullanıyordu. Her şartta genelde amirlerinden izin alma durumu söz konusuydu. Bunlar 2007 öncesinde. Ancak bundan sonra geniş bir ahlaksız kampanya başlattılar. Bu kampanyada ‘Polisin eli kolu bağlı, görev yapamıyor. Suçluyu yakalıyor mahkeme bırakıyor’ gibi şeyler söylemeye başladılar. Bu kampanya birkaç ay içinde sonuç verdi. Meclis üzerinde bir baskı oluştu ve sonuç verdi. Ardından PSVK’de değişiklik oldu. Silah kullanma koşulları sınırlı iken o değişiklik ile polise artık her koşulda silah kullanma hakkı tanındı” dedi.

YARGI DA POLİSTEN YANA

PSVK’nin yeniden düzenlenmesinin ardından polisin şüphelerde bile silah kullanmasının önünü açtığına dikkat çeken Tursun, şunları söyledi: “Polisin kendi kendine karar vermesi denince durum değişiyor. Cani, suça meyilli, şebekelerle işbirliği yapan polisler de var. Bunlar her an birini de öldürebilir. Baran Tursun ve 125 kişinin öldürülmesi bunlardan meydana geliyor. Bunların içinde 4-5 tanesi politik kişilerdir. Diğerleri siyasi değildir. 2007’den bu yana polis artık durmayan herkesi öldürüyor. Birde çıkıp davalarda ‘Dursaydı ölmezdi’ diyorlar. Demek ki birisi durmayınca bunlara bu insanı öldürme hakkı doğuyor. Polis bunu yaparken mahkemelrede ‘Görevimizi yaptık’ diyorlar. Yani görevleri insan öldürmek. Bu davaların yargılamasında ise yargı, polisten yana taraf alıyor. Polisler ya aklanıyor ya da sembolik ceza alıyor. Ardından ise öldürmeler hız kesmeden devam ediyor.”

AMACIMIZ İNSANLARIN ÖLMEMESİ

Amaçlarının PSVK’nundaki algıyı değiştirerek insancıl bir hal yaratmak olduğunu ifade eden Tursun, “Yasada net ifadeler kullanılmasını istiyoruz. Bu durumda çocuklarımız öldürülmekten kurtulacak. PVSK 16. maddesinin değişmesi gerekiyor. Polisin hangi hallerde silah kullanacağı netleşsin ki, bundan sonra çocuklarımız yaşasın. Bizim bu çalışmamız polislerin de yararınadır. Onların da katil olma etiketinden kurtulmasını sağlamaya çalışıyoruz” diye belirtti.

PSVK’NİN 16. MADDESİ

4 Temmuz 1934’te kabul edilen PSVK’nin 2 Haziran 2007 tarihinde polisin baskısıyla AKP tarafından yeniden düzenlenen 16. maddesine göre polise, “(a) Meşru savunma hakkının kullanılması kapsamında, (b) Bedenî kuvvet ve maddî güç kullanarak etkisiz hale getiremediği direniş karşısında, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde, (c) Hakkında tutuklama, gözaltına alma, zorla getirme kararı veya yakalama emri verilmiş olan kişilerin ya da suçüstü halinde şüphelinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde” silah kullanma yetkisi tanıyor.

Yedinci fıkranın (c) bendi kapsamında silah kullanmadan önce kişiye duyabileceği şekilde "dur" çağrısında bulunacağı belirtilen polisin silah kullanımı konusunda “Kişinin bu çağrıya uymayarak kaçmaya devam etmesi halinde, önce uyarı amacıyla silahla ateş edilebilir. Buna rağmen kaçmakta ısrar etmesi dolayısıyla ele geçirilmesinin mümkün olmaması halinde ise kişinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde silahla ateş edilebilir. Direnişi kırmak ya da yakalamak amacıyla zor veya silah kullanma yetkisini kullanırken, kendisine karşı silahla saldırıya teşebbüs edilmesi halinde, silahla saldırıya teşebbüs eden kişiye karşı saldırı tehlikesini etkisiz kılacak ölçüde duraksamadan silahla ateş edebilir” tanımı yer alıyor.

ÖLÜMLERİN SORUMLUSU AKP İKTİDARI

Ancak yasada belirtilen “dur ihtarına uyulmaması halinde yapılması gereken uyarı atışları” ise 2007’den beri ya yapılmayarak ya da direkt olarak öldürme amacıyla gerçekleştirildiği için 125 insanın hayatını kaybetmesine sebep oldu. Söz konusu rakam Baran-Sav’ın çalışmalarındaki istatistiki verileri yansıtıyor. AKP’nin söz konusu yasal düzenlemeyle birlikte verdiği yetkiyle polis, özellikle Kürt illerinde silahı pervasızca kullanıyor. Bu nedenle PSVK’deki bu düzenlemenin, yaşam hakkı ihlallerinin son yıllarda artmasında da etkisi oldukça yüksek.

İBRAHİM AÇIKYER - SERHAT ÇAYAN - ANF
 

Diğer Haberler