Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
MİNHAP’tan Tesettür Zulmüne Tepki

MİNHAP'tan Tesettür Zulmüne Tepki

13 Nisan 2012 Cuma 13:28
Marmara İnsani Hak ve Özgürlükler Platformu (MİNHAP), kimsenin inanca müdahale etmeye hakkının olmadığını belirterek, vicdan sahibi herkesi yaşanan başörtü zulümlerine duyarlı olmaya davet etti.

İSTANBUL - Genel merkezi İstanbul'da bulunan Marmara İnsani Hak ve Özgürlükler Platformu (MİNHAP); Bursa, Fransa ve son olarak güney Bulgaristan'ın Gorno Krayiş köyünde 8. sınıf öğrencisi Saide Mehmed adlı bir öğrencinin başı örtülü diye eğitim hakkından mahrum edilmesini yaptığı basın açıklaması ile sert bir şekilde kınadı.
 

Açıklamada; tesettürün ilahi hakikat cihetinden bir emir, toplum açısından bir gereklilik olduğu, tesettür ve örtünme yani giyinmenin, insanları diğer canlı varlıklardan ayıran bir alametifarika Müslümanları diğer insanlardan ayıran, dini aidiyeti temsil eden ilahi bir simge olduğu vurgulandı.
 

Örtünme hususunda yapılacak en ufak bir müdahalenin başta Allah'ın hükümlerine açılmış bir savaş olduğu, sonrasında insan haklarına vurulmuş bir pranga olarak nitelendirilerek bunun İslam'a karşı cephe alma anlamı taşıdığı belirtildi.
 

Zalimler Zulmünü Kabul Etmemişlerdir!
Açıklamanın devamında; "Zulüm; adaletin zıddı olup Kur'an'da hassasiyetle üzerinde durulan kavramlardan biridir. İnancımıza göre zulüm (adaletsizlik), belirgin ilahi emirlerin tersine alınan kararlardır. Tarihin seyrine baktığımızda adaletsiz davranıp zulüm işleyenlerin hiç birisi 'Biz zulüm işliyoruz' dememişlerdir. Ne Ebu Cehil, ne Ebu Leheb ve ne de idari kabineleri yaptıkları zulme zulüm dememişlerdir. Yezid de Hz. Hüseyin (r.a) Efendimize yaptığı zulmü zulüm olarak tanımlamamıştır" denildi.

 

JİTEM ve Ergenekoncuların Takipçileri Devam Ediyor!
Ayrıca açıklamada yakın tarihte camileri ahır haline getirenlerin de zulüm işlediklerini kabul etmediklerini, Tanzimat Fermanları, Jön Türkler, İttihat ve Terakki, JİTEM, BÇG, TİT ve Ergenekoncuların tamamının milli menfaat (!) için çalıştıklarını beyan ettiklerini ve halen azınlık da olsa onların ayak izlerini takip edenlerin var olduğu belirtildi. 12 Eylül 1982 ihtilalında askeri cuntanın, yönetime el koyduğu ve eğitimde kılık kıyafet için bir yönetmelik yayınladığı hatırlatılarak, "İşte bu askeri cuntanın okullar için ön gördüğü bu yönetmeliği bile halkı Müslüman olan bir ülkenin çocuklarına çok görenler vardır. Bu gün başörtüsü ve sarık için birçok Müslümanın hayatını zehir edenler, dün bir bez parçasından müteşekkil olan şapka için yüzlerce hatta binlerce Müslümanı şehit ettiler" açıklamasında bulunuldu.

 

Meselenin bir bez parçası meselesi olmadığı vurgulanan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Acaba, bugün Müslümanlığından dem vuran okul idarecileri, örtülü çocukları suçlu görerek onları suçlayanlar ve hatta başörtülü öğrencilerin şahsında ailelerini suçlayanlar, inanç ve ideallerini bu Müslüman halka nasıl ispatlayabilirler.
 

İslam dini nasıl evrensel bir din ise düşmanları da o nispette küreseldirler. Dün Fransa, sonrasında Bursa ve bu gün Bulgaristan… Derken bu zulüm nerede iffetli Müslüman bir bacımız varsa İslam'a tahammül edemeyenlerin hedefi haline gelmiş ve onların zulümlerine uğramıştır. Müslüman bayanın tesettürüne ilk saldırı Medine'de Yahudi kabilesi Beni Kaynuka kuyumcu çarşısında meydana geldiği gibi, ilk müdafaası da aynı çarşıda başladığı herkesçe bilinmektedir. Müdafaa eden Müslüman bir bayan, karşı çıkan ise Yahudi bir işadamı. Neticesi ise malum…
 

Ennihaye bacılarımızın başörtü ve tesettür mücadelesi bir kılık kıyafetten öte bir inanç ve din müdafaasıdır. Madem bir din ve inanç konusudur öyleyse yeryüzünde Müslümanım diyen her erkek ve bayanın davasıdır. Bu mücadelede her Müslüman bireyin eşit oranda sorumluluğu bulunmaktadır."
 

"Kimsenin İnancımıza Müdahale Hakkı Yoktur"
Son olarak tesettür düşmanlığı yapanlara seslenilen açıklamada, "Yüzyıllardır Müslüman halka yapılan bu zulümden artık vazgeçin. Kimse biz Müslümanlardan inancımızı bırakmamızı beklemesin. Biz inancımız için yaşıyoruz. Hiç kimsenin inancımıza ve yaşantımıza müdahale etmeye hakkı yoktur. Çünkü gayesi Allah rızası, rehberi Kur'an ve sünnet ve de kalbinde iman gibi bir cevhere sahip olan biz Müslümanlar, bu aziz ve bir o kadarda emniyet ve huzur veren Müslümanlığımızdan vazgeçecek değiliz.

 

"Vicdan Sahiplerini Duyarlı Olmaya Davet Ediyoruz"
Herkes nasıl ki inancını yaşamada özgür ise biz Müslümanlarda inancımızı özgürce yaşamak istiyoruz. Bu manada Türkiye/Bursa, Fransa ve son olarak güney Bulgaristan'da ki Gorno Krayiş köyünde 8. sınıf öğrencisi Saide Mehmed adlı öğrencinin başı örtülü diye eğitim hakkından mahrum edildi. Tüm din ve vicdan sahiplerini yapılan bu zulme karşı duyarlı olmaya, sessiz kalmamaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz" denildi. (Hamdullah Sevm - İLKHA)

Diğer Haberler