Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Newroz Piroz Be [Abdulbaki Erdoğmuş]

Newroz Piroz Be [Abdulbaki Erdoğmuş]

20 Mart 2012 Salı 15:41
Abdulbaki Erdoğmuş'un "Newroz Piroz Be" başlıklı yazısı.

NEWROZ PİROZ BE  / Abdulbaki ERDOĞMUŞ

Yeni gün anlamına gelen Newroz; beş bin yıla yakın bir geçmişi ile bahar bayramı olarak kutlanmaktadır. Baharın gelişini, doğanın uyanışını ifade ettiği gibi, bazı inançlara göre insan ruhunun tabiattaki uyanışını da ifade eder. 21 Mart günü, 2010 yılında Birleşmiş Milletler tarafından da “dünya nevruz bayramı” olarak ilan edilmiştir.

Nevruz isminin Farsça olması bu bayramın sadece İran coğrafyasına ait olduğunu göstermez. İran’da olduğu kadar, Asya toplumlarında ve Kürt coğrafyasında da yoğun olarak kutlanan Newroz bayramının kökeni Sümerlere kadar uzanmaktadır. Farslar, Azeriler, Kürtler, Kırgızlar, Özbekler, Türkmenler gibi nice toplumlar tarafından kutlanmaktadır. Bu nedenle Nevruz’un, tek başına herhangi bir topluma mal edilmesi doğru değildir. Modern çağdan önce sadece bir bahar şöleni biçiminde kutlandığı bilinmektedir. Milli bir kimlik yüklenmesi milliyetçiliğin coğrafyamızda gelişmesiyle birlikte başlamıştır. Birçok ülke ve toplum bu bayrama kendi milli karakterini yüklese de yarım asırdan fazladır, Nevruz bayramına siyasal anlam yükleyen ve sadece bu nedenle kutlayan toplumun Kürtler olduğunu da belirtmek gerekir.

Kürtlerde Nevruz’un Demirci Kawa Efsanesi’ne dayandığını iddia edenler de vardır. 1970’li yıllarda bu efsaneden yola çıkarak Kawa ismiyle bir örgüt kurulmuş, bunu çağrıştırdığı gerekçesiyle Nevruz bayramında lastikler yakılarak siyasal düzene meydan okunmuştur. Kuşkusuz bu yaklaşım bir efsane ve iddiadan öteye geçmemiştir.

Bazı kesimler de İslâm öncesi dönemde Kürtlerin Zerdüşt olmalarından yola çıkarak Nevruz bayramını Zerdüşt dinine bağlamaya çalışmaktadırlar. Muhtemelen bu nedenle olsa gerek, BDP’nin Nevruz bayramı için hazırladığı davetiyede "Med toprağının çocukları, Yaşlı Zerdüşt'ün torunları” ifadeleriyle Zerdüştlüğe dikkat çekilmektedir. Bu iddianın da gerçekliği tartışmalıdır. Kaldı ki bazı araştırmacılara göre ne Zerdüşt dininin kutsal kitabı Avesta’da ne de Avesta’nın tefsiri olan Zend’de Nevruz bayramı geçmez. Zerdüşt dini öncesi dinlerde ve uygarlıklarda da Nevruz’a benzer bahar kutlamalarına rastlanması bu iddiayı çürütmektedir. Bu nedenle BDP’nin bu mesajı, İslam-öncesi kültüre dönme gayretleri olarak da yorumlanmaktadır.

Elbette İslamiyet öncesinde Farslar Mecusi, Kürtler Zerdüşt, Türkler Şaman, Araplar da putperestti. Bu anlamda tarihi hatırlatmak, tarihsel kültürlere vurgu yapmak İslam’a düşmanlık veya İslam’dan başka bir din edinme gayreti olarak değerlendirilmemelidir. Kaldı ki eski inançları diriltme veya milli bir din arayışına yönelik bir çaba söz konusu ise, bu çabayı boşa çıkaracak yine BDP’nin Müslüman tabanı olacaktır. Kişisel olarak BDP’nin buna yönelik bir çaba içerisinde olduğunu da düşünmüyorum. Kim hangi amaçla ve nasıl kutluyorsa kutlasın, Nevruz bayramının Kürt halkının ortak bir kültür mirası olarak kabul edilebilmesinin olmazsa olmaz koşullarından biri, İslam dini ve Müslüman düşüncesi ile çatışmamasıdır. Bu hassasiyetin dikkate alınması ve şiddetten arındırılıp sivilleşmesi durumunda Kürtlerin büyük çoğunluğu için Newroz kutlamalarının barış ve özgürlük şölenine dönüşmesi kuvvetle muhtemeldir.

Kuşkusuz bazı Kürt ateistlerinin Zerdüşt hayranlığı da dikkatlerden kaçmamaktadır. Türkçü ve Şamanist Nihal Adsız örneğinde olduğu gibi bazı ateistlerin İslam öncesi bir din arayışına girmesi bir inanç gereği değil, milliyetçiliği/ulusçuluğu ret ettiği için toplumu İslam dinine yabancılaştırmak ve İslam’ın kazandırdığı değerlerden uzaklaştırmaya yöneliktir. Ancak ateistler üzerinden Kürt halkının Zerdüşt inancına yöneldiğini iddia etmek gerçekçi değildir. Dileyen Şaman, dileyen Zerdüşt dinine tabi olabilir ama Türklerin de, Kürtlerin de büyük çoğunluğu hep Müslüman kalacaktır.

Başbakan R.T.Erdoğan’ın BDP ve PKK’ya yönelik Zerdüştlük ile ilgili söylemlerinin yanlış veya gerçekliği bir tarafa, Kürtler açısından yaralayıcı ifadeler olduğunu düşünüyorum. Diğer bir yönüyle de bu söylemlerin, Kürtler arasında Zerdüştlüğü meşrulaştırmaya ancak hizmet edebileceği unutulmamalıdır. Başbakan’ın bu iddiaları, Kürt karşıtı çevreler için de tutunacak farklı bir dal ve yeni keşfedilmiş bir propaganda malzemesi olmuştur. Ayrıca Nevruz’un “Mecusi bayramı” iddiası ya bilgisizlik veya Kürtlerin aleyhine kullanılan maksatlı bir kara propaganda olduğunu da ifade etmeliyim. Osmanlı sarayında da, Nevruz’un kutlandığını hatırlatmak isterim.

Bu nedenle şahsi kanaatim lehte veya aleyhte Newroz’a dini bir anlam yüklemek doğru değildir. Buna göre, Nevruz’u dini bir bayram olarak kutlamak en azından İslam inancına göre haramdır, ancak bir “bahar bayramı” veya ‘barış ve özgürlük şöleni’ olarak kutlanmasına haram demek de yanlıştır, bu iddianın İslam inancında kabul edilebilir bir dayanağı da yoktur.

Bu duygu ve düşüncelerle herkesin Newroz bayramını kutluyor ve toplumumuza barış getirmeye vesile olmasını diliyorum.

Newroz Piroz Be/Nevruz Kutlu Olsun/Newroz Piroz Bo

GÜNEYDOĞU GÜNCEL

Diğer Haberler