Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Nureddin Şirin: Kürdistan gerçekliği bütün yönleriyle tanınmalıdır

Nureddin Şirin: Kürdistan gerçekliği bütün yönleriyle tanınmalıdır

03 Ocak 2013 Perşembe 05:04
Nureddin Şirin: “Türkiye federal yönetime geçmeli ve Kürdistan gerçekliği bütün varlığıyla tanınmalıdır. Türk ve Kürt halkı, konfederatif diyebileceğimiz, birlikte yönetim modelini esas almalı“

Kürdistan’ın yok sayılmasının aynı zamanda dünya halkları içerisinde tarihi, kültürü, medeniyeti ve uygarlığı olan bir halkı yok saymak anlamına geldiğine dikkat çeken Şirin, “Bu hukuki, insani, tarihsel ve bilimsel değil. Her açıdan hem absürttür hem haksızlıktır, hem de zulümdür” dedi. Siyasal çözümden yana olan Şirin, “Türkiye federal yönetime geçmeli ve Kürdistan gerçekliği bütün varlığıyla tanınmalıdır. Türk ve Kürt halkı, konfederatif diyebileceğimiz, birlikte yönetim modelini esas almalı.“ önerilerinde bulundu.

Tevhid Dergisi, Selam Gazetesi ve Velfecr Sitesi gibi İslamî yayın organlarında yazarlık yapan Nureddin Şirin, Suriye konusunda AKP’nin ABD ve İsrail’in taşeronluğunu yaptığını söylüyor. Şirin, AKP’nin Suriye politikasını şöyle özetledi:

* Türkiye ABD’nin ortadoğu için öngördüğü ‘Ilımlı İslam’ modelinde amiral gemisi rolü üstleniyor.

* Türkiye hükümeti, İslam dünyasında Amerikancı İslam’ın kaptanlığını yürütüyor. ABD’nin rüzgarını arkasına alarak "Yeni Osmanlı" projesini hayata geçiriyor. Bugün Amerika’nın Türk hükümetinden alacağı var ve bu alacağını tahsil ederken Suriye’yi Türkiye’nin önüne koyuyor. Esasen AKP, Suriye politikasıyla ABD’ye olan borcunu ödüyor.

* AKP ayrıca Suriye’deki Kürt varlığını da bloke etmek istiyor.

* Katar ve Suudi Arabistan’dan gelen sıcak parayla da ekonomik krizin önüne geçiyor. Türkiye uyguladığı güncel Suriye politikası için Suudi Arabistan’dan ve Katar’dan mali destek adı altında milyarlarca Dolar almıştır.

TÜRKİYE FEDERAL YÖNETİME GEÇMELİ

"Konu Suriye olunca Kürt sorununa değinmemek olmaz" deyip, 28 Şubat öncesinde Sincan’da düzenlenen "Kudüs Gecesi" nedeniyle 8 yıl hapis yatan Şirin’e bu konudaki görüşlerini de sorduk. Kürdistan’ın yok sayılmasının aynı zamanda dünya halkları içerisinde tarihi, kültürü, medeniyeti ve uygarlığı olan bir halkı yok saymak anlamına geldiğine dikkat çeken Şirin, “Bu hukuki, insani, tarihsel ve bilimsel değil. Her açıdan hem absürttür hem haksızlıktır, hem de zulümdür” dedi. Siyasal çözümünden yana olan Şirin, “Türkiye federal yönetime geçmeli ve Kürdistan gerçekliği bütün varlığıyla tanınmalıdır. Türk ve Kürt halkı, konfederatif diyebileceğimiz, birlikte yönetim modelini esas almalı.“ önerilerinde bulundu.

ANADİLDE EĞİTİM HAKTIR

Şirin, 1920’lerde inkar üzerine kurulan Türk devletinin Anayasası’nı, kurumlarını ve eğitim sistemini buna göre inşa ettiğine dikkat çekti ve 100 yıllık devlet geleneğinin reddettiği anadilde eğitim talebinin hak olduğunu belirtti.

BÖLÜNME FOBİSİ ZORLAŞTIRIYOR

Şirin, AKP Hükümeti’nin de anadil konusunda toptancı bir gözle ve güvenlik kaygısıyla yaklaştığına vurgu yaptı. Bölünme fobisinin çözümü zorlaştırdığına dikkat çeken Şirin, “Türkiye bu süreçle bağımsız bir Kürdistan oluşumunun önünün açılacağının korkusu ve kaygısıyla yeni güne uyanıyor. Türkiye yönetimi, Kürt halkının anadil talebinin özerklik ve bağımsızlık sürecinde stratejik bir hamle olduğunu düşünüyor.  Türkiye yönetiminde, ‘bağımsız bir Kürdistan’ın yolunu açan her yola karşıyım’ gibi bir politika anlayışı var. Bu politik anlayışla, Türkiye hükümeti anlamsız, hırçın ve çözümü her alanda tıkayan bir pozisyonda.” dedi.  

Nureddin Şirin, “Kürt sorunu nasıl çözülür?” sorumuza ise şöyle yanıt verdi: “Kürt sorununun çüzümü sürgünden, hapisten, namludan, cezalardan, baskıdan, infazlardan geçmez. Kürt sorunu, Kürdistan’ın tanınmasından geçer. Yani siyasi çözümü savunuyorum ve Türk tarafının Kürdistan’ı tanımasını istiyorum.”

Kaynak: Yeni Özgür Politika

 

Diğer Haberler