Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Önder: ’Ülkeyi Siz Böldünüz’

Önder: 'Ülkeyi Siz Böldünüz'

16 Aralık 2012 Pazar 18:09
Önder, " 'Sizi cezaevine atarım' diyerek korkutacağını sanmak tam bir kuş beyinlilik, ferasetsizliktir.

 

Urfa Barosu'nun İnsan Hakları Haftası nedeniyle düzenlediği panelde konuşan BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, " 'Sizi cezaevine atarım' diyerek korkutacağını sanmak tam bir kuş beyinlilik, ferasetsizliktir. Zimmet, fesat, hırsızlık suçları onların tekelinde, bize düşen ise fikir beyan etmek" dedi. Diyarbakır'da defnedilmeleri üç gün engellenen HPG'lilerin cenazelerine de dikkat çeken Önder, "Ölüsüne gaz sıktınız. Bırakmadınız cenazelerini kaldırsınlar. Kusura bakmayın ama Kürtleri kaybettiniz. Artık Kürtler değil, sizler kardeşlik göstereceksiniz. Bu ülkeyi maalesef siz böldünüz. Kürde her alan kapatılmış. Kardeşlik Türk'e düşüyor" diye belirtti.
 
İnsan Hakları Haftası dolayısıyla Urfa Barosu tarafından DSİ Konferans Salonu'nda panel düzenlendi. Panele 4 yüz kişilik salon yetmeyince dışarıda kalan yüzlerce kişi paneli sinevizyon ile takip etti. Kürt siyasetçi Feridun Yazar'ın moderatörlüğünü yaptığı panele, BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, gazeteciler Pelin Batu, Murat Belge, Hilal Kaplan ve Akın Özçer konuşmacı olarak katıldı. Baro Başkanı Ali Fuat Bucak'ın açılış konuşmasından sonra ilk söz hakkını Hilal Kaplan aldı. Devletin halkı insan olmak yerine çocuk yerine koyduğunu, bu yüzden de "halk için halka rağmen" siyaset yürüttüğünü söyleyen Kaplan, sürekli olarak doğuda kalanların ıslah edilmesi üzerine politika üretildiğini ifade etti. Kürtlerin dili, kimliği ve kültürü konusundaki hak ihlallerine dikkat çeken Kaplan, Kürtlerin hem inanç hem de etnik açıdan zulme uğradığını belirtti.
 
'İnsan hakları verilmez alınır'
 
Arkasından söz alan Murat Belge, Türkiye'nin insan hakları kavramını "burjuva geleneği" olarak gördüğünü ve bu yüzden "bize uymaz" dediğini belirtti. Müslüman ülkelerin insan haklarını evrensel kabul etmediğini, yerine Kur-an ayetlerini koyduğunu belirten Belge, Komünist ülkelerinde ideolojiyi her şeyin yerine koyduğu için insan hakları konusunda yetersiz kaldığını söyledi. Türkiye'nin bilgi toplumu yerine kanaat toplumuna dönüştüğünü söyleyen Belge, "İnsan hakları verili bir şey değildir. Tarihi vardır ve mücadele ile kazanılır" değerlendirmesini yaptı.
 
'Tutsaklar dünyaya bakış açıma tokat vurdu'
 
Konuşmasını tutsaklara adayan Pelin Batu ise, tutuklu gazeteci ve öğrencilerin durumunu hatırlattı. Tutsaklardan aldığı mektupların kendisini insanlığından utanır hale getirdiğini belirten Batu, "Mektuplar dünyaya bakış açıma tokat vurdu" dedi. İnsan haklarının evrensel bir süreklilik arz ettiğini dile getiren Batu, kadınların bir kat daha hak ihlaline uğradığını ve AKP döneminde kadın kurumlarına göre şiddetin yüzde onbin arttığını söyledi. Suç kavramının empatiden uzak olduğunu söyleyen Batu, "Uludere katliamının esamesi yok. Ancak her an suçlu olarak alınabiliriz. İnsanlık tarihi boyunca toplum içerdekilere karşı suç işledi" dedi.
 
'Yeni anayasaya ihtiyaç var'
 
Batu'dan sonra konuşan Akın Özçer ise, insan haklarının siyasetin önüne konması gerektiğini söyledi. Temel hak ve özgürlüklerin gittikçe gelişen ve yenisi eklenen olgular olduğunu söyleyen Özçer, Türkiye'nin ifade özgürlüğü ve adil yargılanma konusunda sınıfta kaldığını kaydetti.
 
'BDP siyaset yapmayı öğretti'
 
Son olarak söz alan ve salondakilerin ayakta alkışladığı Sırrı Süreyya Önder ise, "BDP siyaset yapmıyor?" eleştirisine yanıt vermekle başladı. 12 Eylül'ün siyaset yapmayı unutturduğunu ve kendisine itiraz etmeyen bir siyaset ahlakı getirdiğini söyleyen Önder, "Devlet sivil siyaset alanını ne kadar açtı? 11 bin 4 yüz partilimiz cezaevinde. BDP nasıl siyaset yapılması gerektiğini öğretti. Tutuklananlar 'anadilim haricinde konuşmam' diyerek, ifade vermedi. Bunun yüzde 5'i Filistin'de olsa dünyalar kopartılırdı. Kürtler yapınca anlam taşımıyor. Hangi partiden 3 yüz kişiyi alsanız parti binalarını açamazlar" dedi.
 
'Kuş beyinlilik, ferasetsizliktir'
 
BDP'nin siyaset öğrettiğini söyleyen Önder, dokunulmazlıkların kaldırılması konusundaki çabalar için şunları söyledi: "Siyaseti terk etsek hakkımızdır. İşkence görmeyen, cezaevinde yatmayan, gaz solumayanımız kalmadı. 'Sizi cezaevine atarım' diyerek, korkutacağını sanıyor. Bu tam bir kuş beyinlilik, ferasetsizliktir. Zimmet, fesat, hırsızlık suçları onların tekelinde, bize düşen ise fikir beyan etmek. Kendinizi önce sorgulayın sonra bize dönün."
 
'Kardeş olmayalım ama eşit olalım'
 
Türklerin Anadolu'ya gelirken "72 millete aynı nazarda bakarız" dediğini, ancak kardeşlik edebiyatı ile yapmadık bırakmadıklarını vurgulayan Önder, Kürtlerin "kardeşlik" kelimesinden tiksinmeye başladığını söyledi. Önder, "Kardeş olmayalım, ama eşit olalım" derken, Kaplan'a cevap olarak da şunları söyledi: "Kürtlerin seçmeli derse neden fazla müracaat etmediğini merak ediyor Kaplan. E Kürtler Kürtçe biliyor. Hükümetin yaklaşımını naifleştiriyor. Anadilde savunma konusu da hükümetin verdiği değil, arkadaşlarımızın direnerek hak ettiği bir şey. 'Habur'da Kürtler neden çok sevindi' diyorlar. Sevinmesinde ne yapsın. 40 bin evladını toprağa vermiş. Pozantı'da Kürt çocuklarına tecavüz ettiler, kardeşlik diyorsunuz. Roboski katliamı konusunda İçişleri Bakanı 'Dolap beygiri-kaçakçı beygiri' dedi, kardeşlik diyorsunuz."
 
'Ülkeyi böldünüz'
 
Son olarak Diyarbakır'da defnedilmeleri üç gün engellenen HPG'li cenazelerine dikkat çeken Önder, "Ölüsüne gaz sıktınız. Bırakmadınız cenazelerini kaldırsınlar. Kusura bakmayın ama Kürtleri kaybettiniz. Artık Kürtler değil, sizler kardeşlik göstereceksiniz. Bu ülkeyi maalesef siz böldünüz. Kürde her alan kapatılmış. Kardeşlik Türk'e düşüyor" diye konuştu.

 

Diğer Haberler