Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
”Para Değil Adalet İstiyoruz”

"Para Değil Adalet İstiyoruz"

15 Haziran 2012 Cuma 17:44
Uludereli aileler ve İslami STK`lar ortaklaşa bir basın açıklaması yaptı.

Topkapı Eresin Otel'de Uludere`li ailelerin katılımıyla İslami STK`lar, AKABE, AKDAV, AKV, Anadolu Platformu, Fatih Akıncıları, Hizmet Vakfı, Mazlum-Der ve Özgür-Der ‘in ortaklaşa düzenlediği bir basın açıklaması gerçekleşti.

Şırnak’ın Uludere ilçesinin Roboski köyünde İHA’lar tarafından gerçekleştirilen katliamın üzerinden 173 gün geçti. Bugün hala resmi kurumlar tarafından somut bir adım atılmamış aksine süreci katledilen kişilerin masumluğunu sorgulayan bir boyuta kadar ulaşmış durumda. İşte bu duruma tepki olarak Topkapı Eresin Otelde Uludere’li ailelerin katılımıyla İslami STK’lar, AKABE, AKDAV, AKV, ANADOLU PLATFORMU, FATİH AKINCILARI, HİZMET VAKFI, MAZLUMDER ve ÖZGÜR-DER ‘in ortaklaşa düzenlendiği bir basın açıklaması gerçekleşti.
 
173 Gündür Ağlıyoruz

Topkapı Eresin otelde düzenlenen açıklama Nevzat Çiçek’in moderatörlüğü ile gerçekleşti. Basın açıklaması öncesi Roboskili annelere söz verildi. Konuşmalar sırasında yer yer duygusal anlar yaşandı. Yaşadıkları durumu dile getiren anneler konuşmaları sırasında ağlamaları ortamda duygusal bir atmosfer yarattı. Bu durumun kendilerini çok etkilediğini ve bunun sadece bir gün değil 173 gündür bir kanayan bir yaraya dönüştüğünü dile getiren aileler somut çözümler istediler.

Para Değil Adalet İstiyoruz

Roboski katliamından sonra Tazminat açıklamasının ise ikinci bir incinme yarattığını dile getiren aileler para değil, adalet istediklerini ifade ettiler.

Devlet İşlediği Suçları Örtüyor

Ayrıca dile getirilenler arasında Başbakan Erdoğan’ın her konuşmasında umutla dinlediklerini fakat her konuşmasının kendilerini ayrı yaraladığı ifade edildi. Öte taraftan Uludere’de katledilen kişilere yönelik Başbakan’ın dile getirdiği “Haritaları nerede buluyorlar” ifadesinin devletin işlediği suçu örtme girişimi olarak yorumlandı.

İslami kuruluşlar tarafından Uludere için düzenlenen basın açıklaması gazeteci Nevzat Çiçek’in giriş konuşmasıyla başladı. Konuşmasında aradan 173 günlük süre geçmesine rağmen somut adım atılmadığını ve bunun mevcut yarayı daha da derinleştirdiğini ifade ederek başladı.

Mazlumder İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar’ın İslami Kuruluşlar adına “Adalet Siyasetin Gölgesinde Geçikiyor ”başlıklı metin ve Roboskili Aileler adına Veysel Encü tarafından “Kardeşlerimizin Katledişlinin 173. Günü” okundu.

İslami Kuruluşlar adına okunan basın açıklamasında, “Şırnak (Şırnex)a bağlı Uludere (Qileban) ilçesinin bir köyü olan Ortasu (Roboski)‘da yıllardır devletin dâhilinde “kaçakçılık” yaparak geçimini sağlayan 16’sı çocuk 34 sivil insan, 28 Aralık 2011 tarihinde “kaçaktan” dönerken, sınırın Irak tarafında devlete ait savaş uçaklarıyla bombalanarak katledildi. Olayın üzerinden altı ay gibi bir süre geçmiş olmasına rağmen ‘ortak vicdan’ rahatlatma yolunda somut adım atılmamış ancak gerek iktidar gerekse de muhalefetçe konu siyaseten araçsallaştırılmış olup, hadisenin ‘insani boyut’u geri planda kalmıştır. Bu durumun ise adaletin önünü tıkayan bir neden olarak önümüzde durduğu belirtildi.

Yüzlerce yıldır birlikte yaşayan halkların birlikte yaşama iradelerinin perçinlenmesi ve bu iradenin zarar görmemesi için Uludere (Qıleban)’de hayatlarını kaybedenlerin ailelerinden hatanın kabul edilmesi gerektiği ve acıların paylaşılması gerektiği beyan edilmeli. Resmi ağızdan mutlaka helallik istenmeli, Uludere,’de yaşanan olaylar aydınlatılmalı, sorumluları daha fazla gecikilmeden açığa alınarak adalete önünde hesap verilmesi gerektiği belirtildi.

Öte yandan Roboskili Aileler adına Veysel Encü’nün okuduğu bildiride, Uludere’de yaşanan katliamın 173. Gününde söylenebilecek tek şey, ne büyük acı ki işlenen bu insanlık suçunun sorumluları hala ortada yok ve hala katliam ilk günkü gibi karanlıkta olduğu belirtildi. Bugün katiamın sorumluları yerine Roboskili köylülerin gözaltına alındığı ve politik baskılar altında şikâyetlerini geri çekmeye zorlandırıldığı ifade edildi.

34 yakınımızın öldürülmesine ilişkin olarak tek bir kişi bile yargı önüne çıkarılmamış iken 3 akrabamız daha aynı suça tabi tutularak 5 aydan fazla süredir cezaveinde tutulmakta ve 18 kişi hakkında arama kararının çıkarıldığı belirtildi. Bizler Türkiye Cumhuriyet’i devletinin adaletinden umudunu kesmiş acılı ve mağdur aileler olarak adalet yada merhamet dilenmiyoruz! Bizler dünyanın neresinde olursa olsun eşitlik, adalet ve insan hakları savunucularını Roboski katliamı konusund acilen eyleme, dayanışmaya, konuyu dünya kamuoyuna taşımaya ve hesap sormaya davet ettiklerini ifade ettiler.

Açıklama diğer kuruluş temsilcileri tarafından yapılan konuşmalar ile devam etti.

AKDAV adına Ahmet Çamurluoğlu yaptığı konuşmada, Hükümetin bugüne değin PKK ve BDP’nin Kürt halkının temsilcisi olamayacağını söylediklerini lakin yaşanan bu olaylara karşı davranışlarıyla aslında kendilerinin de herhangi bir temsiliyet sağlayamadıklarını” ifade ederek gelişmelere karşı hükümetin tavrını eleştirdi. Daha sonra katliamın karşılığının tazminat olmadığını dile getiren Çamurluoğlu, süreci bu boyuta getiren hükümetin adaleti tesis etme yükümlülüğü olduğunu ve bunu derhal yapması gerektiğini belirtti.

AKINCILAR DERNEĞİ adına Mehmet Şahin ise, Uludere katliamı sonrasında yaşanan sessizliğe sitem ederek. Bizler Uludere’li kardeşlerimiz ile bedel ödemeye ve bu mücadeleyi birlikte devam ettirmeye hazır olduklarını ifade ederek. Bu suskunluğun haktan adaletten olmadığını belirtti. Öte yandan yaşanan gelişmelere karşı tazminat teklifini eleştirerek Uludere’li ailelerin yanında olduklarını ve her türlü bedel ödemeye hazır olduklarını tekrar ifade etti.

AKV adına konuşan Cevat Özkaya, ortandaki duygusal atmosfere dikkat çekerek bunun hak olmadığını belirtti. Bölge halkının konuya basının yeterli ilgiyi göstermemesinden şikayetçi olduğunu söyleyerek “Meşhur olmuş yalan, gizli kalmış doğruyu bastırır. Oradaki insanlar sükut-u hayal içerisindeler. Başbakan ve Cumhurbaşkanını, kendilerine zulüm ettiklerini düşündükleri devletten farklı görmek istiyorlar ama hayal kırıklığı yaşıyorlar. ‘Bize özrü neden çok görüyorlar’ diye soruyorlar” dedi.

Son olarak Özgür-Der genel başkan yardımcısı Kenan Alpay yaptığı konuşmada, Uludere’de yaşanan katliamın hemen ardından bölgeye gittiklerini ve ailelerin acılarını paylaştıklarını ifade etti. Ardından, aradan uzun bir zaman geçtiğini fakat hükümetin İdris Naim Şahin gibi kişiler üzerinden Uludere halkının masumluğunu sorgulamaya kadar gitmesi çözümsüzlüğü daha da perçimlediğini ifade ederek bu konuda hükümetin ve yetkililerin özür dilemesi gerektiğini ve helalleşilmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan Alpay yaptığı konuşmada, kardeşlerimizin buraya gelmemesi gerektiğini belirterek bu noktada bunun sebebi olarak hükümetin tavrının etkili olduğunu vurguladı. Dersim katliamı ile hesaplaşan hükümetin bu katliamı gerçekleştiren kişilerin katliamı örtme çabasının aynısını Uludere katliamında kendilerinin uyguladığını belirterek, Dersim nasıl unutulmadıysa Uludere ile de hesaplaşmadan unutulmayacak! dedi.

TIMETURK
 

Diğer Haberler