Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
PKK Olmasaydı! [Analiz]

PKK Olmasaydı! [Analiz]

28 Kasım 2012 Çarşamba 19:44
Bu mücadeleye öncülük edecek hiçbir örgüt PKK kadar devlet bağlantılı olmayacaktı; PKK kadar kendi halkını katletmeyecekti; PKK kadar terör ile anılmayacaktı;

Bu mücadeleye öncülük edecek hiçbir örgüt PKK kadar devlet bağlantılı olmayacaktı; PKK kadar kendi halkını katletmeyecekti; PKK kadar terör ile anılmayacaktı; PKK kadar ulusal sorunu ötelemeyecekti; PKK kadar iç infaz yapmayacaktı; PKK kadar insanları kişiliksizleştirmeyecekti; PKK kadar diktatöryal bir yapı oluşturamayacaktı ve PKK kadar entegrasyoncu (demokratik Özerklik gibi) kırıntıları kurtuluş olarak sunmayacaktı…

PKK’ye yönelik eleştirilere karşı geliştirilen ve çoğu insanda şartlı reflekse dönüşen ‘PKK olmasaydı’ söylemi, düşünmenin, sorgulamanın ve hesap sormanın önünü kesmeyi amaçlıyor öncelikle.

Bu söylem aynı zamanda Kürdlere, ‘önemli kazanımlar elde edilmiş’ gibi bir yanılsama yaşatmayı amaçlamaktadır.

Yaratılan yanılsamada amaç, Kürdlerde ‘geçmişte kişiliksiz, silik, onursuz ve köleci bir ruhla yaşıyorduk; PKK kazanımları sayesinde bugün onurlu, kişilikli ve özgür bir yaşama kavuştuk’ duygusunun/düşüncesinin yerleşmesini sağlamaktı(r).

Tam da bu noktada birileri oyunbozanlık yapıp “peki nedir bu kazanımlar” sorusunu sorunca işler karışıyor. Çünkü verilebilecek bir tek somut örnek bulunamıyor. Somut kazanımlardan örnek vermeyenler ezberledikleri sözcükleri arka arkaya sıralamaya başlarlar: 'geliştirilen özgürlük bilinci, Kürdlerin sesini dünyaya duyurma, ödenen bedeller, şehitler, yaratılan yeni kişilik, ahlaklı yaşam, kadının özgürleşmesi, uyuyan bir halkı uyandırma ve yeniden yaratmak' gibi...

İçi boş ve sadece kitleyi etkilemek için piyasaya sürülen ‘PKK olmasaydı’ söylemi tüm kofluğuna rağmen amacına fazlasıyla ulaştı; geniş bir kesimde etkili oldu.

Bu söylemin etkiledikleri sadece PKK taraftarları veya gerçekliği görebilme yetisinden yoksun olan insanlar değildir. PKK’li olmayan, aklı başında birçok yazar, politikacı, hatta bilim insanı bile ‘PKK olmasaydı’ söyleminin etkisine girdi ve bu etkiyle değerlendirmelerde bulundular/bulunmaya devam ediyorlar…

‘PKK olmasaydı’ söylemine esir olanların yok saydığı veya farkında olmadıkları bazı gerçekler…

a- Tarihin/toplumun gelişim yasalarını ve bireyin düşünsel gelişimini yok sayıyorlar; tarihi ve toplumu durağan, ölü, hareketsiz ve bireyin düşüncesini de donmuş kabul ediyorlar.

b- Sovyetler Birliğinin çöktüğünü, dağıldığını ve bu dağılmadan birçok yeni devlet kurulduğunu kabul etmiyorlar; iki süper güç ve yandaşları ikileminin/karşıtlığının yok olduğunu görmüyorlar…

c- Dünyada oluşan yeni dengeler gereği yeniden ve daha incelikli bir anlayışla paylaşımın başladığını, bu yeni “post modern” anlayış gereği farklı kültürlere yaşam hakkı tanındığını görmüyorlar/bilmiyorlar…

d- Ortadoğu’yu yeniden şekillendiren güçlerin sermayeye güvenli alanlar yaratmak istediği, bu güvenli alanların yaratılması için gelişen toplumsal talepleri dikkate alarak biçimsel de olsa bazı demokratik adımlar attığı ve bu nedenle de kendi yarattıkları diktatörleri bizzat kendilerinin ortadan kaldırdığını görmüyorlar/yok sayıyorlar…

‘PKK olmasaydı’ söyleminin yarattığı yanılsamadan etkilenmeyenler, PKK olmasaydı ne olurdu sorusuna tereddütsüz ve objektif cevaplar bulmakta zorlanmazlar.

a- PKK olmasaydı; sayısız katliam ve soykırım yaşadığı halde her seferinde yaşadığı kısa bir sessizlikten sonra tekrar mücadeleye başlayan Kürdler, 12 Eylül’den sonra da mutlaka bir veya birkaç örgütle mücadeleye başlayacaklardı. Bu mücadeleye öncülük edecek hiçbir örgüt PKK kadar devlet bağlantılı olmayacaktı; PKK kadar kendi halkını katletmeyecekti; PKK kadar terör ile anılmayacaktı; PKK kadar ulusal sorunu ötelemeyecekti; PKK kadar iç infaz yapmayacaktı; PKK kadar insanları kişiliksizleştirmeyecekti; PKK kadar diktatöryal bir yapı oluşturamayacaktı ve PKK kadar entegrasyoncu (demokratik Özerklik gibi) kırıntıları kurtuluş olarak sunmayacaktı…

b- PKK olmasaydı; Yine de Amerika ve yandaşları Afganistan ve Irak’a müdahale edecekti ve Güney Kürdistan’daki kazanımlar elde edilecekti. PKK’nin Saddam destekçiliği dikkate alındığında bu süreç PKK’siz yaşansaydı, Güney’deki kazanım mutlaka şimdikinden fazla olacaktı…

c- PKK olmasaydı; Suriye’ye yine müdahale olacaktı ve bu müdahale sonucu federasyon, büyük olasılıkla da Güney ile Güney Batı Kürdistan’ın birleşmesi sağlanmış olacaktı bu güne kadar.

d- PKK olmasaydı; nasıl ki darbe sonrası ilk seçimde görece sivil olana (Özal) yönelme olduysa, sivilleşme ve demokratikleşme adımları atılacaktı ve Türkiye AB üyeliği için uğraşacaktı. Bu uğraşın doğal sonucu olarak devlet, Anadilde eğitim gibi kültürel hakları kabul etmek zorunda kalacaktı…

e- PKK olmasaydı; Kürdistan’da siyaset bu kadar kirli, bu kadar kaypakça, bu kadar kişiliksiz ve bu kadar kan eksenli olmayacaktı.

f- PKK olmasaydı Kürdistan’ın dört parçası arasındaki etkileşim ve dayanışma daha fazla olurdu; ulusal kazanımlar genel olarak daha ileri boyutta olacaktı…

g- PKK olmasaydı; tarihin gördüğü en büyük itirafçı ve teslimiyetçi Kürdlere “Tanrı” diye pazarlanamazdı…

h- PKK olmasaydı; bu kadar ahlaki çöküntü yaşanmazdı; ahlaksızlar bu kadar rahat Kürdlerin sözcülüğüne getirilemezdi; ahlaksızlar ahlak dersi vermeye kalkışacak cüreti bulamazdı…

ı- PKK olmasaydı; devlet bu kadar pervasız ve bu kadar rahat olmayacaktı...

Sonuç olarak;

PKK olmasaydı her şey mükemmel olmayabilirdi ama hiçbir şey bu günkü kadar kötü olamazdı…

PKK ile kişilik bulanların ve PKK sayesinde maddi, manevi getiri elde edenlerin ‘PKK olmasaydı’ argümanına sarılmaları anlaşılırdır ama bu kadar tahribat (hem toplumsal hem bireysel) yapan ve zarar veren bir hareketi Kürdlere lütuf olarak sunmaları anlaşılır değildir…

PKK’siz, PKK’ye rağmen onurlu, kişilikli yaşamayı becerebilen ve Kürdlerin ulusal haklarını savunan insanların (hem kendi adına hem de Kürdistan halkı adına) “PKK’nin canı cehenneme” demeleri, en az “işgalci, sömürgeci devletin canı cehenneme” demek kadar gerekli bir sorumluluktur.

Bu sorumluluğu yerine getirmeyenler, 'PKK olmasaydı' söylemine meşruiyet kazandırıyorlar; yaşatılan toplumsal yanılsamaya katkı sunuyorlar...

Berzan BOTÎ -nasname.com

Diğer Haberler