Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Necat Zivingî Özdemir

Radikalizm Öldürür

13 Ekim 2015 Salı 05:31

Ankara’da, aralarında çocukların da bulunduğu onlarca insanın hayatını kaybetmesine ve yüzlercesinin yaralanıp birçoğunun sakat kalmasına yol açan saldırı, bir kez daha şunu gösterdi: radikalizm öldürür.

Radikalizm; köktencilik, kesincilik, aşırılık…

Devletlere cinayet işlettiren saik, devleti önemsemede aşırıya giderek kutsama ve bunun sonucunda devlet menfaati için her türlü zulüm ve baskıyı meşrulaştırmadır. Devlete öldürten, radikalizmdir.

Örgütlere öldürten de radikalizmdir. Kendi amaçları için önüne çıkan herkesi ve her şeyi ezmekten perva etmeyen radikalizm, öldürücüdür.

Adı, statüsü ve gücü ne olursa olsun; devletin, örgütün, partinin, cemaatin ve bireyin radikalizmi öldürücüdür.

Sözkonusu olan şeyin adı ilaç da olsa, haddini aştı mı, zehre dönüşür. İlim bunu; “Haddini aşan zıddına döner!” şeklinde formülize etmiştir. Çerçeveletilip her eve asılması gereken bir söz.

Hayat vermek, kurtarmak, cennete götürmek için yola çıkıyorsunuz; ama haddi-ölçüyü aştınız mı öldürüyor, boğuyor, cehenneme götürebiliyorsunuz.

“Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve denge ile yarattık.” (Kamer, 49) buyurur alemlerin rabbi. Allah c.c, “Göğü O yükseltti, denge ve ölçüyü (mizanı) O koydu ki, dengeden (mizandan) sapmayasınız.” (Rahman, 7–8) gibi birçok ayet-i kerimeyle kullarını ölçüden sapmamaya davet eder.

Hayatı her anlamda dizayn edip güzel ahlakı yerleşik hale getirmeyi hedefleyen İslamiyet, insanlarla muhatap olmak, muhalefet etmek gibi büyük meseleler bir yana, insanın ses ve yürüyüşüne bile ölçü tayin etmiştir. Allah c.c şöyle buyurur: “Rahman’ın kulları yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir...” (Furkan, 63), “Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri delebilir ve ne de boyca dağlara ulaşabilirsin.” (İsra, 37), “Rabbinize yalvararak, saygı ve tevazu ile içinizden kısık bir sesle dua edin. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.” (A’raf, 55)

Bilindiği gibi Kur’an’ın dört amacı bulunmaktadır: tevhid, nübüvvet, haşir ve adalet . Adalet ölçülü olmakla doğrudan ilişkilidir. Adl, “iki aşırı tutum ve davranış arasındaki orta hal” şeklinde tanımlanmıştır.

Yine Allah c.c Kur’an’da bizleri vasat ümmet kıldığını söylemektedir. Kur’an’da "Ölçüyü aşanlar ki; yeryüzünde düzen ve uyum sağlayacaklarına bozgunculuk yaparlar." (Şuara 152), "Dininizde haksız yere haddi aşmayın!..." (Maide 77), "Aşırıya gitmeyin. Allah aşırıya gidenleri sevmez." (Bakara, 190) mealinde yüzlerce ayet-i kerime bulunmaktadır. Hatta Kur’an baştan ayağa ölçülü olmanın yolunu gösteren ve aşırılıktan sakındıran bir kitaptır denilse yeridir.

Kur’an’da ölçülü olmaya davet eden en meşhur iki ayet-i kerime Maide 8 ve Hadid 25’tir.

“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış)tır. Allah’a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.” (Maide, 8)

“And olsun ki, biz peygamberlerimizi açık hükümlerle gönderdik ve insanların ölçülü hareket etmeleri için beraberlerinde kitap ve mizanı indirdik.” (Hadid, 25)

Maide 8’de kindarlığın ölçüsüzlüğe ve adaletsizliğe götürme potansiyeline dikkat çekilirken; Hadid 25’te gücü ve kuvveti temsil eden demirin yanında kitap ve ölçü nazara verilmiş, bir yönüyle güç ve kuvvet sahibi olanların azgınlık, aşırılık ve taşkınlık potansiyeline karşı uyarıda bulunulmuştur.

Hazreti Peygamber’in “beni ihtiyarlattı” buyurduğu Hud Sûresi’nin 112. ayet-i kerimesi de dosdoğru olmak ve aşırılıktan sakınmakla alakalıdır: “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Aşırı da gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir."

Hal bu iken yanıbaşımızda birçok insanın, belki de farkında olmadan, hedefe giden her yolu mübah gören, kutsadığı amaç için önüne çıkanı ezip geçen bir azgınlık ve taşkınlık içerisinde bulunduğuna tanıklık edebiliyoruz. Şüphesiz bu, sağlıklı bir ruh hali ve İslam’a uygun bir ahlak ve davranış değildir.

Bu anlamda yaşamın en dinamik evresi olan gençlik evresinde bulunan gençlere hatırlatmakta fayda vardır: hiç şüpheniz olmasın ki radikalizm öldürür. Sadece karşınızdakini değil, sizi ve en sevdiklerinizi de.

Radikalizm, gözü kara bir şoförün kural kaide tanımadan “yol alacağım, ilerleyeceğim, hedefe ulaşacağım” diyerek yanındaki sevdikleriyle beraber ölüme gitmesidir.

Gençler ve gücü elinde bulunduranlar!

İslamiyet, ölçü ve adalet yoludur. İslam’ın adalet terazisi çok hassastır. Hakka-hukuka azami derecede riayet etmeyi esas alır. Siz siz olun, slogan ve suretine bakıp radikalizme asla prim vermeyin. Çünkü radikalizm öldürür!

Hazreti Peygamber de radikalizmin öldürücü, helak edici olduğunu 3 kez tekrarladığı şu cümleyle vurgulamıştır: “Söz ve davranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk oldular.” (Müslim, İlim 7.)

Yazarın Diğer Yazıları
13 Ekim 2015 Salı 05:31
07 Ekim 2015 Çarşamba 10:36
24 Temmuz 2015 Cuma 15:58
22 Temmuz 2015 Çarşamba 19:02
15 Temmuz 2015 Çarşamba 18:02
13 Temmuz 2015 Pazartesi 15:14
10 Temmuz 2015 Cuma 15:25
03 Temmuz 2015 Cuma 13:12
01 Temmuz 2015 Çarşamba 15:40
26 Haziran 2015 Cuma 00:28
YAZAR ARŞİVİ