Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Sakine Cansız Dersim’de Toprağa Verildi

Sakine Cansız Dersim'de Toprağa Verildi

18 Ocak 2013 Cuma 17:21
Dersim'de onbinlerce kişi PKK'nin kurucularından Sakine Cansız'ı son yolculuğuna uğurladı.

Dersim'de onbinlerce kişi PKK'nin kurucularından Sakine Cansız'ı son yolculuğuna uğurladı. Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin Kürtçe olarak yaptığı konuşmada, "Sen hoş geldin toprağına Sakine yoldaş. Biz biliyoruz ki, senin başın diktir. Yoldaşım, bugün kıştır ama Dersim ve sen güneşsin bugün. Dersim, Maraş, Amed hepsi yüreğini size açmış. Siz Dersim dağları kadar yücesiniz. Biz de sizin arkanızdayız" dedi.

Cemevinden alınan Sakine Cansız'ın cenazesi onbinlerce kişi tarafından Dağ Mahallesi'nde evinin önüne getirildi. Evin duvarları ve bahçe duvarlarına Cansız'ın posterleri asıldı. Burada, helallik alındı. Daha sonra Cansız'ın tabutu omuzlara alınarak, cenaze aracına konuldu. Dev boyutlarda yeşil sarı kırmızı bayrak açan onbinlerce kişi tekrardan cemevine doğru yürüyüşe geçti. Seyit Rıza ve Cansız'ın fotoğrafının bulunduğu, "Seyit Rıza'dan Sakine Cansız'a Dersim'e dayatılan soykırımı kıracağız", "Roboski'den Paris'e acıyı öfkeye, öfkeyi zafere çevireceğiz", "Barış düşmanlarını lanetliyoruz" pankartları açan kitle, "Sakine yoldaş ölümsüzdür", "Devrim şehitleri ölümsüzdür", "Şehit namirin" sloganları attı. Törene katılanların siyahlar giyinmesi ve boyunlarına beyaz tülbent ve atkı atmaları dikkat çekti.

‘CELLATLARA ŞUNU SÖYLÜYORUZ…’

Cemevine cenazenin getirilmesinin ardından devrim ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için Cansız şahsında saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra konuşmalara geçildi. İlk konuşmayı yapan BDP Dersim İl Başkanı Şerafettin Halis, "Sakine yoldaş senin bugün benini toprağa, anılarını yüreğimize gömeceğiz. Toprak sevinmelidir. Bugün bizim acımız ve üzüntümüz çok büyüktür. Acımız büyük olduğu gibi barışa olan özlemimiz de büyüktür. Amacımız barıştır, amacımız özgürlüktür. Amacımız yaşamak ve yaşatmaktır. Eğer ölümümüz barışa, özgürlüğe katkı sunacaksa, ölüm nereden gelirse gelsin hoş geldi diyoruz. Karanlıktan beslenen cellatlara şunu söylüyoruz; Bir halkın mücadelesi karşısında karanlığa gömüleceksiniz. Sakine'nin yaktığı ışıkta sabah yakındır. O sabah bizim için özgürlük ve barış sizin için ölüm olacaktır. Sevgili yoldaş Sakine, eğer arkandan ağıtlar duyacaksan, korkumuzdan değil acımızın, kederimizin büyüklüğündedir. Unutulmayacaksın…" diye belirtti.

‘SİZİN ARKANIZDAYIZ’

Halis'in ardından Kürtçe'nin Dımılki lehçesinde konuşma yapan Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin, şunları ifade etti: "Merhaba Sakine yoldaş. Sen hoş geldin toprağına, bugün bütün Dersimliler burada. Biz biliyoruz ki; senin başın diktir. Yoldaşım, bugün kıştır, ama Dersim ve sen güneşsin bugün. Sen sıcaklık getirdin. Sen Sey Rıza'nın torunu, Zilan ve Zarife'nin yoldaşı, şimdi hepimiz sizin arkanızdayız. Sen bizi görüyorsun, biz bunu biliyoruz. Yoldaş Sakine; bugün güneş var ve Dersim yüreğini açmış seni yüreğine alacak. Bugün herkes buna şahit olacak. Dersim, Maraş, Mersin ve Amed hepsi yüreğini size açmış. Siz Dersim dağları kadar yücesiniz. Biz de sizin arkanızdayız. Size uğurlar ola."

‘SAKİNE ÖZGÜRLÜKTÜR, İNSAN OLMAKTIR, DİRENMEKTİR’

Şahin'in ardından konuşan DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk, "Merhaba Munzur suyu kadar ak, Munzur dağları kadar asi Sakine yoldaşın halkı" diyerek sözlerine başladı. Tuğluk, şunları söyledi: "Üç yiğit Kürt kadınını kaybettik. Kürt halkı üç yiğit yoldaşını kaybetti. Hepimiz, Kürdistan yas içindedir. Acımız büyüktür yüreğimiz kan ağlıyor. Sevgili Dersimliler, bu cinayet Paris'in orta yerinde, en işlek caddesinde güvenlik önlemlerinin en yoğun alındığı yerde gerçekleştirildi. Bu canice saldırı üç kadın yoldaşımızı hedefleyerek, gerçekleştirildi. Bu saldırı sıradan bir saldırı değil. Bilinçli gerçekleştirilmiş bir katliamdır. Bu katliam Türk gladyosu ile uluslararası gladyonun ortak operasyonudur. Bu alçak saldırıyı gerçekleştiren üç yoldaşımızı kalleşçe katleden katilleri ve arkasındaki zihniyeti lanetliyoruz. Üç yoldaşımızı da Kürdistan şehitleri kervanına; üç özgürlük çiçeği olarak katıyoruz. Kürdistan evlatlarını ana şevkatiyle bağrına basıyor bugün. Dersim'de Sakine yoldaşımızı, Maraş'ta Fidan yoldaşımızı, Mersin'de Leyla yoldaşımızı bağrına basıyor. Bu cinayetin hem işleniş biçimi hem de hedefleri açısı ve zamanlaması açısından son derece manidar olduğunu düşünüyoruz. Üç yoldaşımızda Kürt özgürlük mücadelesinin birer militanı birer neferiydiler. Sakine yoldaşımız, Kürt kadın mücadelesinin öncüsüydü. Sakine yoldaşımız Kürdistan'da ve Ortadoğu'da kadın mücadelesinin öncü militanıydı. Bu yoldaşlarımız ırkçılığa, faşizme karşı direnin yoldaşlarımızdı. Ve maalesef onurlu Kürde, özgürlüğünde ısrar eden Kürde, işte böyle kalleşçe saldırılar yaptılar. Bu yoldaşlarımız, direnişin sembolüdürler. Sakine yoldaşımız, Diyarbakır zindanın kabul edilemez işkencelerine ve zulme karşı, insanlık onurunu korumuştur ve insanlık onuruna sahip çıkmıştır. Bunun için hedef seçilmiştir. Ve Sakine yoldaşımız Sayın Öcalan'ın yoldaşı olmuş bir devrimcidir. Hepimizin rehberidir Sakine yoldaş. Sakine Yoldaş özgürlüktür, insan olmaktır, direnmektir. Dersim'in asi kızı ve asi evladıdır. O nedenle caniler ve katiller yoldaşımızı hedef seçmişlerdir."

‘ÖZGÜRLÜK BAYRAĞINI YKSELTEREK CEVAP VERECEĞİZ’

Paris katliamının İmralı'da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeleri hedef aldığına dikkat çeken Tuğluk, "Bu katliamı gerçekleştirenler Sayın Öcalan'ı da hedef alarak, bu cinayeti işlemişlerdir. Bu katliamla, aynı zamanda barış isteyenlere ve barışa darbe vurmak istemişlerdir. Ama hiç kuşkunuz olmasın ki; biz o katillere, o canilere mücadelemizi daha da yükselterek cevap vereceğiz. Sakine yoldaşımızın o özgürlük yürüyüşüne, mücadele kararlılığına sahip çıkarak, özgürlük ve mücadele bayrağını daha yükselterek, katillere cevap vereceğiz. Sakine yoldaşımıza sözümüz budur. Sözümüz olsun sana Sakine yoldaş, mücadeleni daha daha yükselteceğiz" dedi.
 


 

‘KÜRT KADINI OLARAK SENİN İZİNDE OLACAĞIZ’

Tuğluk'un ardından 1999 yılında Avrupa'dan gelen ve ikinci Barış Grubu içersinde yer alan Elbistan Cezaevi'ndeki Aysel Doğan'ın gönderdiği mesaj yeğeni Pınar Mansuroğlu tarafından okundu. Doğan, mesajında şunları kaydetti: "Dersim'in asi kızı, sen başımız gözümüz üzerine gelmişsin. Halkının geçmiş tarihini özgür geleceğini yüreğine ve bilincine işledin nakış nakış. Yakarışlarımızın sönmeyen çırası, mücadelemizin ateşi şimdi nereye koysak seni. Sığamasın sen yüreğimize, Dersimine, ülkene. Sana söz veriyoruz, yiğit hevalimiz; Kürt kadını olarak senin izin de olacağız."

‘BİRLİĞİMİZİ VE DİRENİŞİMİZİ YÜKSELTMELİYİZ’

Daha sonra konuşan BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Birliğimizi ve direnişimizi yükselterek, onurlu bir zaferin sözünü veriyoruz. Bu katliamların bir amacı var. Kürt halkının kendi kültürünü, onurunu yok saymak için yapılıyordu. Bu saldırılara verilecek cevap, dilimizi, kültürümüzü, Kürdistan'ı özgürleştirmektir. Kürt halkının direnişine öncülük yapan Dersim halkına şükranlarımı sunuyorum. Sizin bu duruşunuz oldukça, tarihin bütün katliamlarını açığa çıkaracağımız sözünü veriyoruz. Bu halkın diz çökmeyeceğini herkesin anlaması gerekiyor. Buradan bütün devrim şehitlerine, Kürdistan şehitlerine söz veriyoruz. Onların yaşam gerekçesi bizim mücadele gerekçemiz olacak. Dersim dağlarından; an azadi an azadi diyoruz" diye konuştu.

Halkların Demokratik Kongresi adına konuşan İstanbul Milletvekili Levent Tüzel ise, "Paris'te katledilen üç Kürt kadın devrimci önünde saygıyla eğiliyoruz. Bu son saldırı da gösterdi ki, özgürlük, barış ve kardeşliği kazanmak hiç de kolay olmayacak. Kürt halkı yıllarca bedel ödeyerek, bu günlere geldi. Kürt kadın direnişçilerini saygıyla selamlıyorum. Sizlere dönük saldırıya güçlü şekilde yanıt verdiniz. Paris'te Kürt halkının barış arayışını bozmak için yapılan katliama verilen yanıt, en görkemli şekilde olmuştur. Paris'te sıkılan kurşunlar, yılın başlarında Sayın Öcalan'ın barış görüşmelerini bozmak için yapıldı. Bir kez daha şimdi görüyoruz ki, Türkiye'de yazan çizen, bölge halklarının geleceğini düşünen herkes barışa sahip çıkıyor. İşte buradan devam edeceğiz. Sakine'nin, Fidan'ın ve Leyla'nın yüreğimize ektiği acı, bizleri bir kez daha kenetledi. Bu katliam bize yol göstermiştir. Bizler, hiçbir zaman intikam peşinde olmadık. Şehitlerimizin acılarına rağmen özgürlük için, demokrasi için, Kürdistan'ın özerkliği için, Ortadoğu halklarının birlikteliği için yürüyüşümüze devam edeceğiz" diye belirtti.

‘HAKKA YÜRÜMÜŞTÜR SAKİNE’

Tüzel'in ardından konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül ise, şunları ifade etti: "Dün Diyarbakır'da gördüğümüz sahne, Türkiye ve dünyaya bir derstir. Bir babanın bir annenin çocuğunun tabutu üzerinde, 'biz barış istiyoruz' demesinden daha değerli ne olabilir. Bu zulme, bu baskıya, bu inkarcılığa, bu katliama karşı durmak kerametin kendisidir. Yüzünüzde Seyid Rıza'nın, Mazlum Doğan'ın, İbrahim Kaypakkaya'nın, Mahir Çayan'ın resmi yansıyor. Bu ülkeye barışı biz getireceğiz. Hepsi adına sana aşk olsun kadın. Bu canlara sahip çıkmak zorundayız. Diyoruz ki, hak için hakka yürüyenlere aşk olsun. Bizim kültürümüzde ölüm yoktur, hakka yürümüştür Sakine. Hak için hakka yürüyenlere aşk olsun. Hakkı niyaz olsun."

Rusya Ezidiler Birliği'nden Refik Kamil de yaptığı konuşmada, "Sizler kadar bizim de acımız büyüktür. Sakine arkadaşımız Rusya'da da mücadelesini yürütmüştür. Duruşuyla, mücadelesiyle Rusyalılar üzerinde de olumlu bir etki bırakmıştır. Kürtler hiçbir zaman zulmedenlere boyun eğmedi. Sadece bu değerli şehitlerimizin önünde eğildik ve eğiliyoruz" dedi.

Cansız'ın taziyesi Cansız ailesinin Dağ Mahallesi'nde bulunan evinde kabul edilecek. (ANF)

Diğer Haberler

Diğer Haber Başlıkları