Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Sınırdaki Ölümler Meclis Gündemine Taşındı

Sınırdaki Ölümler Meclis Gündemine Taşındı

11 Aralık 2012 Salı 12:08
Tutuklu BDP Milletvekili Kemal Aktaş, Türkiye'nin İran, Irak ve Suriye sınırlarında sınır ticareti yapanların ölümlerini Meclis gündemine getirdi.

Konuyla ilgili yazılı soru önergesi veren Aktaş, Roboski katliamını da hatırlattı.

BDP'nin tutuklu Van milletvekili Kemal Aktaş, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, sınırdaki ölümleri sordu. Aktaş, BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan aracılığı ile verdiği soru önergesinin dilekçesinde, 30 temmuz 1943'te Van'ın Özalp İlçesi’nde, 33 Kürt köylüsünün 3. Ordu Komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın talimatıyla katledilmesinin Kürt halkının vicdanında halen tazeliğini koruduğunu anımsattı. Aktaş, Roboski katliamına da değindi: “28 Aralık 2011 tarihinde Şırnak ili Uludere ilçesi Roboski (Gülyazı,Ortasu) köylülerinden 35 kişi yine hep yaptıkları gibi geçimlerini sağlamak üzere;mazot ve sigara getirirlerken Türk savaş uçakları tarafından bombalanarak öldürülmüşlerdir."

'SAĞLIKLI ARAŞTIRMA-SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMÜYOR'

Aktai, dikkat çektiği toplu öldürme olaylarının haricinde, sınırların Türkiye tarafında ve komşu ülke tarafında güvenlik kuvvetlerinin açtığı ateş sonucu yüzlerce kişinin öldürüldüğünü belirterek, ekledi: "Yine yüzlerce kişinin yaralanarak sakat kaldığı yönünde bilgiler vardır. Bu şekilde yüzlerce yurttaşımızın hayatını kaybetmesinin yarattığı üzüntünün yanında ; bu yaşanan can kayıplarıyla ilgili sağlıklı bir araştırma ve soruşturmanın yürütülmemesi ve failleriyle ilgili hukuk ve adalet ölçüsü içinde bir yaptırıma gidilmediği yönündeki iddialar bu acı ve üzüntüyü daha da arttırmaktadır."

Yaşamını yitiren yurttaşların yakınları tarafından verilen bilgilere göre, ölüm nedenlerinin otopsi yoluyla tespit edilemediğini ifade eden BDP'li Aktaş, dilekçesinde şunları kaydetti: "Hatta bazı ölümlerin bile kayıtlara geçmediği iddiası vardır. Öte yandan her devlet kendi yurttaşının yaşam hakkını dünyanın her yerinde savunma ve koruma görevini yerine getirirken; özellikle belirtilen sınır bölgelerinde onlarca Türkiye Cumhuriyeti Yurttaşı Kürt bireyleri komşu ülkelerin güvenlik kuvvetlerince açılan ateş sonucu yaşamını yitirmesine rağmen ; bugüne kadar bu ülkelerle ilgili diplomatik ve uluslar arası sözleşmelerin ruhuna uygun bir yaptırımda bulunulmadığı iddiası mevcuttur."

'SÖZ KONUSU KÜRTLER İSE, DOĞRUDAN ÖLDÜRME YOLUNA BAŞVURULUYOR'

Türkiye’nin İran, Irak, Suriye, Gürcistan, Ermenistan ve Bulgaristan'la 2 bin 753 kilometre uzunluğunda bir kara sınırının bulunduğuna vurgu yapan Aktaş, bu sınırların çoğunda sınıra yakın yerlerdeki yurttaşların sınır ticareti ile geçimlerini temin ettiklerini hatırlattı. Ancak Kürt yurttaşların yaşadığı sınırlardaki ölümlerin diğer sınır bölgelerinde yaşanmamakta olduğunu belirten Aktaş, bu durumun Kürt yurttaşların potansiyel suçlu olarak görüldüğü izlenimini yarattığını ve yürürlükteki hiçbir ulusal ve uluslar arası hukuka uyulmadan doğrudan öldürme yoluna başvurulduğunu düşündürdüğünü, açıkladı.

BDP Milletvekili Aktaş, İçişleri Bakanı Şahin’in yanıtlaması talebiyle şu soruları yöneltti:

"1943 yılından 2012 yılına kadar Türkiye’nin kara sınırlarında sınır ihlali yada kaçakçılık gerekçesiyle öldürülen sivil Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının sayısı kaçtır?

Belirtilen tarihler arasında kaç yurttaş yaralanmıştır? Yaralanan yurttaşlar kimlerdir?

Komşu ülke kolluk kuvvetleri ve Türkiye Cumhuriyeti kolluk kuvvetlerince öldürülmüş ve yaralanan yurttaşların sayısı nedir?

Sınırlarda görev yapan güvenlik kuvvetleri yürürlükte olan silah kullanma kanununa mı? Yoksa başka bir kanuna mı tabidir?

Yaşamını yitiren kişilerin cenazelerinden kaçına otopsi yapılarak defin işlemi gerçekleştirilmiştir? Otopsi sonuçlarında hangi bulgulara ulaşılmıştır?

Komşu ülke güvenlik kuvvetlerince öldürülen yurttaşlarla ilgili hangi diplomatik çalışmalar yürütülmüştür? Her hangi bir yaptırıma gidilmiş midir?

Türk güvenlik kuvvetlerince silahla ateş edilerek öldürme olaylarının kaçında güvenlik kuvvetlerinin ihmal ve yersiz silah kullanma suretiyle öldürme olayı tespit edilmiştir.

Kaç vakada soruşturma açılmıştır?

Kaç güvenlik görevlisi hangi tür cezai yaptırımlara çarptırılmıştır?

Yaşamını yitiren kaç kişinin ailesine tazminat vb. yardımlar yapılmıştır?

Ölüm olaylarının Türkiye’nin kara sınırlarına ve illere göre dağılımı ne şekildedir?

Sınır bölgelerinde yaşayan yurttaşlarımızın bundan sonra da benzer olaylarla karşılaşmaması için hükümetinizin yürüttüğü bir çalışma var mıdır?"  (ANF)

Diğer Haberler

Diğer Haber Başlıkları