Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Türkiye’nin Kürt çıkmazı: Diyarbakır’ın yeri

Türkiye’nin Kürt çıkmazı: Diyarbakır’ın yeri

01 Aralık 2012 Cumartesi 09:15
On yıllar boyunca ekonomik, sosyal ve politik açıdan hırpalanmış olamasına rağmen, Diyarbakır beraber yașamak isteyen Türkler ve Kürtler için halen umut vaadediyor.

Türkiye’nin Kürt çıkmazı: Diyarbakır’ın yeri

On yıllar boyunca ekonomik, sosyal ve politik açıdan hırpalanmış olamasına rağmen, Diyarbakır beraber yașamak isteyen Türkler ve Kürtler için halen umut vaadediyor. Ancak öncelikle Ankara’nın, daha eșit ve demokratik bir Türkiye yaratmaya yönelik politikalara yeniden odaklanması gerekiyor.

Uluslararası Kriz Grubu’nun son raporu, Türkiye’nin Kürt çıkmazı: Diyarbakır’ın yeri, ülkenin Kürt çoǧunluǧa sahip en büyük șehrini inceliyor ve buraya Kürt sorunu ve Kürdistan İșci Partisi (PKK) șiddetinin altında yatan bașlıca konular perspektifinden bakıyor: anadil, yerel yönetimler ve kimlik ve siyasi temsiliyet.

“Silahlı ihtilaf son on yıldaki en yüksek șiddet seviyesine ulaștı ve Haziran 2011’den beri 870’den fazla insanın ölümüne yol açtı”, diyor Kriz Grubu’nun Türkiye/Kıbrıs Analisti Didem Collinsworth. “Ancak Diyarbakır’da tüm siyasi eğilimlerden Kürtler ve Türkler, zengin ve yoksul, İslami ve laik herkesin ortak arzusu, hükümetin, Kürt sorununun kronikleşmiş meselelerini çözmek için uygulayacagi açık ve net bir stratejiye dayalı, ortak bir geleceǧi paylașmak. 

Güneydoǧu’da, PKK’nın silahlı mücadelesine Kürt hareketinin verdiǧi desteǧin arkasında yatan maǧduriyet duygusu halen güçlü. Bunlar arasında yerel yönetimlerin Ankara tarafından atanan yetkililerin verdiǧi kararlara duyduǧu içerleme, siyasi temsilcilerin tutuklanmasına duyulan öfke ve Kürtçenin kamusal kullanımına getirilen kısıtlamaların yarattıǧı hayal kırıklıǧı sırlanabilir. Yavaș yavaș canlanmaya bașlayan ekonomiyi tehdit eden unsuların bașında ise PKK isyanı ile kamu ve özel sektör yatırımcılarının ilgisinin az olması geliyor.

Diyarbakır yekpare bir siyaset sahnesine sahip deǧil.  Ulusal çapta baskın olmakla birlikte, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yerel çekiciliǧini büyük ölçüde kaybetti.  Öte yandan Diyarbakır’daki en güçlü siyasi aktör olan Kürt hareketinin Barıș ve Demokrasi Partisi (BDP), șiddet düzeyini gittikçe arttıran PKK’dan kendisini uzaklaștırabileceǧini henüz ispatlayamadı. Ilımlı İslam görüșüne sahip Gülen hareketi bir alternatif sunmaya çalıșırken, Kürt İslami gruplar da halihazırda önemli düzeydeki nüfuz alanlarını daha da arttırmakta.

Ankara ve yasal Kürt hareketi liderlerinin dört ana reform konusunda proaktif olarak çalıșmaları gerekiyor. Kriz Grubu’nun daha önce iki ayrı raporda detaylandırdıǧı bu reformlar: günlük yașam ve kamuda her türlü anadil hakkının garanti altına alınması; daha fazla yerinden yönetim ve bunun hayata geçirilmesinde kullanılacak strateji hakkında yeni, bilinçli bir tartıșmanın bașlatılması; daha adil temsiliyet saǧlamak için siyasi partilere uygulanan meclise giriș barajının yüzde 10’dan yüzde 5’e düșürülmesi, ve anayasa ve yasalardan her türlü ayrımcılıǧın kaldırılması. Hükümet aynı zamanda șiddete karıșmamıș aktivistlerin terör suçlamaları ile toplu șekilde tutuklamalarına ve yargılanmadan önceki uzun tutukluluk sürelerine son verecek yasal reformları bir an önce yapmalı.

Siddeti dıșlamak, diyaloğa bağlı kalmak ve Kürtlerin meşru taleplerini Türkiye’nin mevcut yasal yapıları içinde yerine getirmek suretiyle iki taraf da gerçek liderlik üstlenmeli.. Diyarbakır’ın yerel sorunlarını çözmek ve uzun vade gelișimini garanti altına almak Kürtlerin devlete karșı güvenini güçlendirmek için etkili olacaktır.

Artan gerginlik sivil halkı ve yerel siyaseti gittikçe stres alına sokuyor. “Diyarbakır’daki Kürtleri kazanmak için Türkiye henüz mücadeleyi kaybetmiș deǧil”, diyor Kriz Grubu’nun Türkiye/Kıbrıs Proje Direktörü Hugh Pope ve ekliyor:  “Eǧer iki taraf da popülist söylemler yerine ayrıștıkları noktalar üzerinde gerçekçi bir tartıșmaya aǧırlık verirse, Türkler ve Kürtlerin bin yıllık ortak tarihinin uyum içerisinde süreceǧini ümit etmek için halen yeterli sebep var”.

crisisgroup.org

Diğer Haberler