Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Üstad’ın ’Kürt Reçetesi’ Tartışılıyor

Üstad'ın 'Kürt Reçetesi' Tartışılıyor

07 Nisan 2012 Cumartesi 19:04
Mardin Artuklu Üniversitesinde Said-i Nursi'nin, 'Milliyet Fikri ve Kürt Meselesi'ne Dair Görüşleri' adlı sempozyum devam ediyor.

MARDİN - Sempozyumun ikinci gününde yapılan oturumlarda Said Nursi'nin öğrencilerinin görüşleri, "Bediuzzaman ve Milliyetçilik ya da Bugün Munazaratı Nasıl Anlamalıyız?" ve "Said Nursi'nin Model Üniversite Modeli: Medresetül Zehra"' konuları tartışıldı.

Birinci oturumda oturum başkanlığını Dicle Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof Dr. Orhan Ayyıldız, yaparken sunumları ise İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Servet Armağan, Sakarya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Osman Ozkul, Araştırmacı Yazar Murat Çiftkaya yaptı.

 Dicle üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof Dr. Orhan Ayyıldız, Bediuzzaman'ın 7 sene ile değil ömrünün neredeyse büyük kısmını hapishanelerde zindanlarda olmadığı zamanlarda sürgünlerde geçirdiğini belirterek, bunları anlatırken de sanki bir roman veya hikaye anlatır gibi geldiğini söyledi. Ayyıldız, "Ama bize şunu söyleseler gelin içerde bir iki ay biraz dinlenin deseler herhalde onu söylememek için pek çok şeyimizden taviz veririz . Ama Bediuzzaman asrımızın müceddidi olduğu için bu söylediğimiz şeylerden uzaktı bunu hayatı ile bize gösterdi. "dedi
Daha sonra kürsüye gelen Yazar Murat Çiftkaya ise, milliyetçilik ve Kemalizm hakkında önemli açıklamalarda bulunarak şunları söyledi:

"Konumuz milliyetçilik sıkıntılı ve acılı bir konudur. Milliyetçiliği tartışmak demek haksızlıklarla kırgınlıklarla yüz yüze gelmek demektir. Hem kendimizle yükleşmek hem de karşımıza gelenle yüzleşmek demektir. Bu noktadan eğer bir çözüm üretmek istiyorsak bu yüzleşmeyi gerçekleştirmek gerekiyor. Yüzleşmek için de itiraf etmek gerekir. Kendi algılarımızı, eğilimlerimizi, peşin kabullerimizi hatta ideolojimizi ona dayatmak. Dışarıdan ona kendi tabiri caizse ırsailiyatımızı giydirmek ve o zihniyetle bakış açısıyla aramak mümkündür. Aslında Üstadın milliyetçiliği ile ilgili yanılgılar türlü türlüdür. Üstat hakkında garip milliyetçi algılar ve düşünceler var."dedi.

 Kemalizmin 6 İlkesine de Katılmıyoruz

Artık kafalardaki milliyetçilik tortuların temizlenmesi gerektiğine dikkat çeken Çiftkaya" Bunun sonucu olarak elbette ki fıtri hakların ve özgürlüklerin tanınmaması kimliklerin inkarı, zulümler, kan akması gibi süreçlere bizzat müdahil olmasak bile bazen olumlayarak bazen de sesiz kalarak bunun bir parçası olduk. İnşallah kimse alınmaz ama birinci noktayı şu şekilde yorumlayabiliriz. Zihnimizdeki Kemalizm'den kurtulmak, zihnimizdeki Kemalizm'i temizlemek şekilde özetleyebiliriz. Çünkü kategorik olarak Kemalizm'e karşı çıktığımızı söylüyoruz. Altı ilkenin işte hiç birine katılmadığımızı söylüyoruz. Ama zihniyetimizde milliyetçiliğin ve ulus devletçiliğin kol gezdiğinin farkına varmıyoruz. Dolayısı ile birer gizli Kemalist olarak ortada dolaşmaktan artık vazgeçmeliyiz. Münazarat gibi eserleri kafasında milliyetçilik ve devletçilik tortusu okumaktan vazgeçmemiz gerekir."dedi.

Sempozyumda Bediuzzaman'ın Medresetul Zehra fikrinin 100 yıl sonra kabul gördüğünü belirten İstanbul Üniversitesi eski Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Servet Armağan ise Medresetul Zehra fikrinin Bediuzzaman için büyük önem arz ettiğini, bunu fiiliyata dökmek için de hapislerde ve zindanlarda yattığını ve sürgün hayatı yaşadığını anlattı. Oturumda Sakarya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Osman Özkül da münazarat konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

Bu Sempozyum Özgürlükçü Cumhuriyete Geçiştir

"Kimlik ve Dil Politikaları" başlıklı oturumda konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan da Said Nursi'nin resmi ideoloji fikrini temellerinden çürüttüğünü söyledi.

Türkiye'nin "özgürlükçü" dediği 3. Cumhuriyete geçmesi gerektiğini ifade eden Tarhan, "okullarda Kur'an ve Siyer derslerinin verilmesi ile Artuklu Üniversitesi'nde Bediüzzaman'ın Münazarat Sempozyumu yapılması özgürlükçü cumhuriyete geçiştir" dedi.

Eski Adalet bakanlarından Mahmut Esat Bozkurt'un ırkçılık ihtiva eden sözlerini hatırlatan Tarhan, Silivri cezaevinde yatanları da "Bozkurt'un şovalyeleri" olarak adlandırdı.

Bediüzzaman Said Nursi'nin "şovalyeler"in dayandığı resmi ideoloji fikrini temellerinden çürüttüğünü vurgulayan Tarhan, "Bundan dolayı Said Nursi üzerinde kara propaganda yapıldı. Irkçılığa karşı olmasına rağmen Said Nursi Kürtçülükle suçlandı" şeklinde konuştu.

Said Nursi'nin Öğrencileri de Katıldı

Münazarat Sempozyumu'na katılan Bediüzzaman Said Nursi'nin talebeleri de duygu ve düşüncelerini anlattı.

Moderatörlüğünü Prof. Dr. Mehmet Aybak'ın yaptığı oturumda Abdullah Yeğin, Said Özdemir, Abdülkadir Badıllı ve Mehmet Fırıncı katıldı.

Mardin ve çevre illerden gelenlerin yoğun ilgi gösterdiği programda, Said Nursi'nin talebeleri ilk defa bir üniversitede Bediüzzaman ile ilgili sempozyum yapılmasından dolayı yoğun ilgi çekti.

Said Nursi'nin talebelerinden Said Özdemir, "Bediüzzaman Hazretlerinin bu zamanda anlaşılması ve fikirlerinin tatbik edilmesine çalışılmalı. Allah, bu tür çalışmaları kabul etsin. Üstad Hazretleri Peygamber Efendimiz'in (asm) ırkçılıla ilgili Hadisi Şeriflerini rehber etmiştir. Bununla ilgili birçok hatıra var." derken, Abdullah Yeğin ise "Bu sempozyum nedeniyle bir inşirah sevinci içerisindeyiz. Tebrik ediyoruz. Sebep olanlardan Allah razı olsun. Bizim en büyük meselemiz Müslümanların birbirini kardeş görmesi. Zararlı cereyanlar Müslümanları şubelere ayırıp işgal edip yutuyor. 1.5 milyar Müslüman var. Biz niye ayrıyız? İslam Birliği niye bozuldu? Osmanlılar gitti, Hilafet kalktı İslam alemi boğuşmaya başladı. Allah'ımız, Peygamberimiz, Kıblemiz, Dinimiz bir." dedi.

Oturumda ayrıca Mehmet Fırıncı, "Üstad bir zamanlar 'Bir zemin olsa fikrimi beyan etmek isterdim' demişti. Üstad'ın fikirleri burada konuşuluyor. Rektör Bey'e teşekkür ediyorum. İhtiyaç olduğu bir zamanda gündeme geldi. İnşallah buradaki müzakereler Türkiye ve dünyanın sıkıntılarına çare olacak. Bir kardeşimizin dediği gibi Üstad'a ilk kelepçe Mardin'de takıldı burda da çözülecek inşallah." diye konuştu.

Abdülkadir Badıllı isimli Said Nursi'nin öğrencisi de "Böyle bir ortamda olduğumuz için Allah'a şükrediyorum. Sempozyumu hazırlayanlara da teşekkür ediyorum. 15 sene öncesine kadar kimse bu konuda konuşamıyordu. Elhamdülillah şimdi üniversitede konuşuluyor. Memleketimizde bir ateş var. Bunu söndürmek için Üstad'ın Münazarat kitabının rehberliğinde çareler üretelim. Üstadın sözünü dinlemeyen muvaffak olamaz."

Diğer Haberler

Diğer Haber Başlıkları