Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Yürüyüşe izin vermeyen polis DTK’ye saldırdı

Yürüyüşe izin vermeyen polis DTK’ye saldırdı

11 Kasım 2012 Pazar 17:28
BDP Diyarbakır İl Örgütü’nün açlık grevlerini sahiplenerek cezaevi önüne yürümesine izin vermeyen polis, DTK binasına saldırdı.

BDP Diyarbakır İl Örgütü’nün Türk cezaevlerinde bulunan siyasi tutsakların 61 gündür sürdükleri açlık grevlerini sahiplenerek cezaevi önüne yürümesine izin vermeyen polis, DTK binasına saldırdı.

BDP Diyarbakır İl Örgütü, Türk cezaevlerinde bulunan PKK'li ve PAJK'lı tutsakların PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması ile anadil önündeki engellerin kaldırılması amacıyla 12 Eylül'den beri sürdürdüğü süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerini sahiplenerek Diyarbakır E Tipi Cezaevi önüne kitlesel yürüyüş yapmak istedi.

BDP İl binasını çok sayıda zırhlı araç ve TOMA’larla ablukaya alana polisin yürüyüşe izin vermemesi üzerine yaklaşık 20 dakika oturma eylemi yapan ve aralarında BDP Diyarbakır İl Başkanı Zübeyde Zümrüt, BDP Dyirabakır Milletvekilleri Nursel Aydoğan ve Altan, Tan ESP Diyarbakır İl Başkanı Ramazan Karakaya, TUHAD-DER, MEYA-DER, Barış Annelerinin de bulunduğu kitle buradan gruplar halinde Dicle Yas Evi önüne yürüdü.

“Ölümlere sessiz kalmayacağız taleplere yanıt verilsin” yazılı pankart açan kitle sık sık "Biji serok Apo", “Biji berxwedana zindana", "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganları attı.

Dicle Yas Evi önünde açıklamada bulunan BDP Diyarbakır İl Başkanı Zübeyde Zümrüt, Türk cezaevlerinde 61 gündür süren açlık grevlerine ilişkin AKP Hükümeti’nin halen bir adım atmamasını eleştirerek, seslerini yükseltmeye devam edeceklerini belirtti. Türkiye ve Kürt illerinde siyasi tutsakların açlık grevlerine ilişkin halkın ayakta olduğunu ifade eden Zümrüt, “Avrupa da, İstanbul’da, Ankara’da tüm metropollerde AKP’nin tutsakların taleplerine karşılık vermesi için direnişler sürüyor. Ancak AKP Hükümeti adım atmıyor. AKP Hükümeti, halkın zindanların duvarlarını yıkmasından korkuyor. AKP Hükümeti, halkın gücünden korkuyor” dedi.

‘SAMİMİYSENİZ GEÇ DEĞİL’

Biran önce adım atılması gerektiğinin altını çizen Zümrüt, “Bir çocuğumuz cezaevlerinde yaşamını yitirmesin. Samimiyseniz geç değil. Tutsakların taleplerini yerine getirin. Cezaevinden bir tabut çıkarsa milyonlar olarak bedenlerimizi ölüme yatıracağız. İki şey bizim için çok değerlidir. Karşılanmazsa direnişten vazgeçmeyeceğiz. İki şey bizim için çok değerlidir. Birincisi Sayın Öcalan’ın özgürlüğü, ikincisi anadilde eğitim ve savunma hakkı. Kimse anadilimizi bizden alamaz. Anadil üzerinde uygulanan baskı 12 Eylül zihniyetinin ürünüdür” diyerek AKP Hükümeti’ne seslendi.

Her akşam saat 19.00’da Kürdistan ve Türkiye genelinde yapılan ışık karartma eylemine de değinen Zümrüt, Türkiye halklarını seslerini yükseltmeye çağırdı. Zümrüt sözlerini, “Onlar bizi rahat bırakmıyorsa biz de onları rahat bırakmayacağız. An azadi an azadi” diyerek tamamladı.

AYDOĞAN: KİMSE KÜRT HALKININ ÖZGÜRLÜĞÜNE ENGEL OLAMAZ!

BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ise, genel merkezden aldıkları karar doğrultusunda ölümlere sessiz kalmayacaklarını belirterek sözlerine başladı. Türkiye’nin dört bir yanında 72 cezaevinde süren açlık grevlerine sessiz kalmayan Türkiye halklarını selamlayan Aydoğan, “Ezenlerin ezilenlere bir hak bahşettiği görülmemiştir. Ezilenler haklarını direnerek almıştır. Mazlum Doğan’ın dediği gibi, ‘Direnmek yaşamaktır’ Kürt halkı ‘An azadi an azadi’ sloganları ile sokaklarda adım adım özgürlüğe ilerlemektedir. Hiç kimse Kürt halkının özgürlüğü önünde engel olamaz” diye konuştu.

30 yıldır yaşanan kirli savaşta büyük trajediler ve acılar yaşandığına dikkat çeken Aydoğan, “Eğer şimdi çözüm bulunmazsa yaşanan acılara trajedilere yenisi eklenecek. Şimdi cezaevlerindeki açlık grevi 61. Günü geride bırakırken acele edin yeni trajediler, acılar yaşanmasın” diyerek AKP Hükümeti’ne seslendi.

AKP hükümetinin 10 yıllık iktidarlığı süresince yaşadığı en çetin sınavla karşı karşıya olduğunu söyleyen Aydoğan, hükümeti ‘talepleri karşılanırsa siyasi ödün vermiş oluruz’ yönündeki ifadelerine de değinerek, “Hiç kimseye ödün vermiyorsunuz. Kimse bunu istemiyor. Bir halk var, Kürt halkı! Bu halkın hakları var. Tutsaklar bu halkın haklarını istiyor” dedi.

Aydoğan, Türk cezaevlerinde 61 gündür bedenlerini ölüme yatıran siyasi tutsakların hükümet ile pazarlığa oturduğu yönündeki söylemlerine ise tepkisini şöyle dile getirdi: “Tutsaklar bedenlerini ölüme yatırarak haklarını istiyor. Hükümetle bir pazarlık yoktur. Siz bir hakkın önüne geçmek için ‘pazarlık yapıyor’ diyorsanız şunu deriz; insanlar bu ülkede hakları için, barış için, çözüm için ölüyorlar. Bunun pazarlığı olur mu?”

TAN: BAŞBAKAN AKLINI BAŞINA AL

35 yıl önce yine cezaevleri önünde olduklarını dile getiren BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da yaptığı kısa konuşmada, “Biz 1972’de de yine cezaevleri önündeydik. O zaman halk bilinçli değildi bir parçamız direniyordu bir kısmı devlet yanlısıydı. Şimdi hepimiz direniyoruz” dedi.

Türk Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın bugün Amed’e oluşuna dikkat çeken Tan, “Başbakan Erdoğan bugün Amed’deydi. Gelip görseydi, TOMA’larla, polislerle kentimizi nasıl işgal ettiğini. Eğer kardeşlikten bahsediliyorsa bu şekilde olmaz. Bir şehirde eğer on binlerce polisle, tankla, TOMA’yla ibadet yapıyorsa bu iş bitmiştir. Başbakan aklını başına al. Bir milyonluk Amed’de senin askerin, polisin yetmiyor. Ağrı’dan Kars’tan polis getirerek memleketi idare ettiğini mi sanıyorsun?” diye konuştu.

Meclis’te AKP’li bir milletvekili ile yaptığı konuşmayı aktaran Tan, “’Aklınızı başınıza alın, cezaevinden ölüm çıkarsa bu halk bunu kabul etmez’ dedim. AKP’li vekil, ‘onu da unuturlar. 15-20 gün bağırır çağırırlar sonra biter’ dedi. Biz daha Şeyh Sait’, Roboskî’yi unutmadık. Kanını unutan şerefsizdir, alçaktır. Kürt halkı onurunu unutmayacaktır” diye vurguladı.

Ayrıca BDP’li vekil Tan’ın konuşması sırasında polis taciz anonsları ile kitleyi proveke etmeye çalışırken, kitle sloganlar ve ıslıklarla polisin tavrını protesto etti.

POLİS DTK BİNASINA SALDIRDI

Açıklamanın ardından sloganlarla Emek Caddesi üzerinden DTK binası önüne yürüyen kitleye polisin, tazyikli su ve gaz bombası ile müdahale etmesinin üzerine kitle, taşlarla karşılık verdi. Çatışmalar Ofis semtine doğru yayılırken gösterici avına çıkan polis, süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde bulunan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk ile BDP'li vekil ve DTK Daimi Meclis üyelerinin bulunduğu DTK binasına gaz bombasıyla saldırdı. Polisin saldırısı sırasında DTK’nin camları kırılırken birçok kişi ise atılan gaz bombasından dolayı fenalık geçirdi.

Polisin DTK binasına saldırısını protesto eden açlık grevindeki belediye başkanları ve DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk ile BDP'li vekil ve DTK Daimi Meclis üyeleri ile DTK önüne gelen yüzlerce kişi yaklaşık 15 dakika oturma eylemi yaptı.  ANF

 

Diğer Haberler